31 Mayıs 2012 Perşembe

Erkek Olmanin Dayanilmaz Keyfi...

* Kolundaki, bacagindaki tuyleri mutemadiyen aldirmak zorunda degilsin.
* Biyiklarin utanc degil, cogu zaman ovunc kaynagidir. 
* Bes gunluk tatil icin ufak bir canta yeter. 
* Her kavanozu tek basina acma kabiliyetine sahipsin.
* Makyaj tazeleme sorunun olmadigi icin zirt pirt tuvalete gitmezsin.
* Kilo aldiginda dostlarin sana aciyarak bakmaz. 
* Topuklu ayakkabi gibi bir seyin ustunde hokkabazlik yapmak zorunda degilsin. 
* Ayakkabilarinin topugu ve tirnagin asla kirilmaz, corabin kacmaz.
* Sacinin nasil gorundugu hic onemli degildir.
* Pisirecegin hayvani kendin avlayabilecek guctesindir. 
* Dus yapman ve giyinmen en fazla on dakika surer. 
* Gereksiz esyalarin bulundugu bir cantayi tasima aliskanligin yoktur.
* Ceketini alip cikarsin.
* Besli paket halindeki donlarin fiyati, tek bir sutyenin ki kadardir. 
* 50 yasina da gelsen kimse evde kaldigini iddia edemez. 
* Yuzundeki tum renkler orjinaldir. Ne silince, ne yagmurda cikmaz.
* Sohbet ettigin insanlar, bakislarini goguslerine dogru kaydirmaz. 
* Evlenince soyadini degistirmek zorunda kalmazsin.
* Her zaman tek parca mayo giyersin. 
* Karsi cinsle esit olduğunu kanitlamak icin adanmis omur suren hemcinslerin yoktur.
* Kahvehaneler, stadyumlar ve bilumum yerler sirf senin daha keyifli bir hayat surmen icin vardir. 
* Sen hic 'Erkek Hastaliklari Uzmani' diye bir kavram duydun mu?

27 Mayıs 2012 Pazar

haykırış...

ırak savasını yasayan bir cocugun haykırısları basralı Ömer bu mektubu binbası Franks a yazıyor acılarını anlatmak bi cocuk gözüyle olaları daha ii kavratmak amacıyla şiirleşmiş veriyon; 


Ben Basralı Ömer.. 
Belki haberin yoktur diye yazoyırum Franks ; 
Önce demokrasi yagdı göklerden 
Sonra özgürlük gecti üstümüzden 
Palet, palet.. 
Ve insan hakları namlularından 
Yüzü maskeli adamların 
Saniyede bilmem kac bin adet.. 
Demokrasi bizim eve de isabet etti 
Bir gün sonra anladım ayaklarımın koptugunu… 
Babamın vücudunda 
Tam 18 adet 
İnsan hakları saymıslar. 
Annem zaten yoktu.. 
Ben dogarken 
İlac yoklugundan ölmüş. 
Ambargo falan dediler ya 
Anlamadım, cocuk aklı işte 
Sen daha iyi bilirsin… 
Sizde de barış böyle midir Franks? 
İnsan hakları, cocukları yetim 
Ve ayaksız bırakır mı orda da? 
Ya demokrasi? 
Güpegündüz pazara düşer mi? 
Ve zenginlik.. 
İnsanları korkudan uykusuz bırakır mı? 
Ve kuşlar gökyüzünü terk eder mi orda da? 
Babamla söledigim son dua dilimde, 
Ayaklarım hastanede 
Ve giymeye kıyamadıgım ayakkabılar 
Elimde kaldı… 
Cocugun var mı Franks? 
Al…cocuguna götür onları 
Bir işe yarasın. 
Kim bilir belki baktıkca, 
Belki beni hatırlarsın 
Bu nasıl demokrasi Franks? 
Düştügü yeri yaktı 
Merhamet hür dünyaya 
Bu kadar mı Irak'tı?

25 Mayıs 2012 Cuma

Burçların geyiksel özellikleri

KOÇ 
Uğurlu günü: Çorumun düşman işgalinden kurtuluş günü 
Uğurlu sayısı: 69 
Uğurlu rengi: Pembe 
Uğurlu taşı: Böbrek taşı 
En sevdiği çiçek: Su çiçeği 
En sevdiği yemek: Koç yumurtasından yapılmış omlet 
En sevdiği müzik: Türkçe sözlü hafif batı müziği 
En olumlu özelliği: Otobüste yaşlı, gazi ve hamilelere yer vermek 
En olumsuz özelliği: (Erkekler için) klozet kapağını kaldırmadan işemek, (kadınlar için) paçalı don giymek 
Anlaştığı burçlar: Dünürü ikizler olan akrepler 
Anlaşamadığı burçlar: Ameliyatla koç olmuş oğlaklar 
En büyük arzusu: Bir Japon turistle fotoğraf çektirmek (vesikalık) 


BOĞA 
Uğurlu günü: Anneler günü 
Uğurlu sayısı: Tavşandan 62 
Uğurlu rengi: Yavru ağzı 
Uğurlu taşı: Musalla taşı 
En sevdiği çiçek: Çiçek Abbas 
En sevdiği yemek: Sosyete mantısı 
En sevdiği müzik: Asansör müziği 
En olumlu özelliği: Sesli sesli osturmamak 
En olumsuz özelliği: (Erkekler için) misafirlere ....sını göstermek. 
Anlaştığı burçlar: Yaşlıları karşıdan karşıya geçiren başaklar 
Anlaşamadığı burçlar: Reha Muhtar izleyen teraziler 
En büyük arzusu: Matador olmak 


İKİZLER 
Uğurlu günü: Dünya 400 metre engelliler günü 
Uğurlu sayısı: Pi sayısı 
Uğurlu rengi: Gecenin rengi 
Uğurlu taşı: Ponza taşı 
En sevdiği çiçek: Siyah çelenk 
En sevdiği yemek: Dayak yemek 
En sevdiği müzik: Jawsın kurbanlarına yaklaşırken fonda çalan müzik 
En olumlu özelliği: Temiz aile çocuğu olmak 
En olumsuz özelliği: Burun boklarını masanın altına silmek 
Anlaştığı burçlar: Anne tarafından Japon olan Yengeçler 
Anlaşamadığı burçlar: Tek tek basıp bade süzen ikizler 
En büyük arzusu: Üçüzler olmak 


YENGEÇ 
Uğurlu günü: Altın günü 
Uğurlu sayısı: Bütün asal sayılar 
Uğurlu rengi: Gökkuşağının sağdan sekizinci rengi 
Uğurlu taşı: Okey taşı 
En sevdiği çiçek: Bir demet yasemen 
En sevdiği yemek: Anne dolması 
En sevdiği müzik: Fantezi 
En olumlu özelliği: Karşıdan karşıya geçerken önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sağa, en sonunda da garanti olsun diye yukarıya bakmak 
En olumsuz özelliği: Fotoğrafta gözleri kırmızı çıkmak 
Anlaştığı burçlar: Bulgar göçmeni aslanlar 
Anlaşamadığı burçlar: Sosyal demokrat kovalar 
En büyük arzusu: Liposakşın yaptırmak 


ASLAN 
Uğurlu günü: Muayyen günü 
Uğurlu sayısı: 1071 
Uğurlu rengi: Haki yeşili 
Uğurlu taşı: Göbek taşı 
En sevdiği çiçek: Seviyor, sevmiyor yapılmış papatya 
En sevdiği yemek: Kelle paça damardan tuzlama (ıyyh) 
En sevdiği müzik: Trakya Rock (E anadolu rock oluyorsa bu neden olmasın) 
En olumlu özelliği: Heybelide her gece mehtaba çıkmak 
En olumsuz özelliği: İhaleye fesat karıştırmak 
Anlaştığı burçlar: Parmaklarına uhu sürüp koklayan koçlar 
Anlaşamadığı burçlar: Düğünde oynamaya kaldıran kovalar 
En büyük arzusu: Sarelle musluğuna ağzını dayamak 


BAŞAK 
Uğurlu günü: 82 mezunları pilav günü 
Uğurlu sayısı: Avogadro sayısı 
Uğurlu rengi: Siklamen 
Uğurlu taşı: Ak taş 
En sevdiği çiçek: Cemil Çiçek 
En sevdiği yemek: Günün çorbası 
En sevdiği müzik: Türk Halt Müziği 
En olumlu özelliği: Karma felsefesine inanmak 
En olumsuz özelliği: Sarı ışıkta kornaya basmak 
Anlaştığı burçlar: Islıkla Titanik in müziğini çalabilen yengeçler 
Anlaşamadığı burçlar: Saçlarını jöleyle arkaya yatıran boğalar 
En büyük arzusu: Rakı şişesinde balık olmak> 


TERAZİ 
Uğurlu günü: Ahmet Altan imza günü 
Uğurlu sayısı: 31 
Uğurlu rengi: Sümük yeşili 
Uğurlu taşı: Erol Taş 
En sevdiği çiçek: Abdullah Gül 
En sevdiği yemek: İftar yemeği 
En sevdiği müzik: Yemek müziği 
En olumlu özelliği: Matrix felsefesine inanmak 
En olumsuz özelliği: Marul yerine mağrul demek 
Anlaştığı burçlar: Yumurtanın tavuktan çıktığına inanan aslanlar 
Anlaşamadığı burçlar: Tavuğun yumurtadan çıktığına inanan aslanlar 
En büyük arzusu: Tuvalet kağıdını işaretli yerinden koparmak 


AKREP 
Uğurlu günü: Cumartesileri çiğköfte günü 
Uğurlu sayısı: Set sayısı 
Uğurlu rengi: Taksi sarısı 
Uğurlu taşı: Diş taşı (tartar) 
En sevdiği çiçek: Çiçek taksi 
En sevdiği yemek: İsanın son yemeği 
En sevdiği müzik: Dalin reklamları müziği 
En olumlu özelliği: (erkekler için) Yolda yürürken ...sını kaşımamak, (kadınlar için) gösterip vermek 
En olumsuz özelliği: Büyüklerinin yanında bacak bacak üstüne atmak [Yani valeyle pişti yapmak ] 
Anlaştığı burçlar: Britney Spears ın bakire olduğuna inanan teraziler 
Anlaşamadığı burçlar: Kontörlü telefonuyla çaldırıp kapatan yengeçler 
En büyük arzusu: Evinde penguen beslemek 


YAY 
Uğurlu günü: Çarşambaları halk günü 
Uğurlu sayısı: 2 buçuktan 3 
Uğurlu rengi: Fosforlu herhangi bir renk 
Uğurlu taşı: Harry Potter felsefe taşı 
En sevdiği çiçek: Karıdelen 
En sevdiği yemek: Kadın budu köfte 
En sevdiği müzik: Doğan görünümlü şahinlerin geri vites müziği 
En olumlu özelliği: Noel Babanın varlığına inanmak 
En olumsuz özelliği: İki bayram arası nikah kıymak 
Anlaştığı burçlar: Panik atak olan oğlaklar 
Anlaşamadığı burçlar: Dilini burnuna değdirebilen boğalar 
En büyük arzusu: Disneyland da arsa satın almak 


OĞLAK 
Uğurlu günü: Öğretmenler günü 
Uğurlu sayısı: Açılan sandık sayısı 
Uğurlu rengi: Bukalemun rengi 
Uğurlu taşı: Dikili taş 
En sevdiği çiçek: Çiçek Dilligil 
En sevdiği yemek: Patlıcan oturtma 
En sevdiği müzik: Sanat müziği (sanat sanat içindir olanından) 
En olumlu özelliği: Kurban derilerini Türk Hava Kurumu na bağışlamak 
En olumsuz özelliği: Ayşe Arman okumak 
Anlaştığı burçlar: Şemsi paşa pasajında sesi büzüşen koçlar 
Anlaşamadığı burçlar: Dönerciye Abi soğanı az, döneri bol olsun diyen akrepler 
En büyük arzusu: Bir dönerci ustasıyla evlenmek 


KOVA 
Uğurlu günü: 8 mart dünya kadınlar günü 
Uğurlu sayısı: Geçerli oy sayısı 
Uğurlu rengi: Aşkın Nur Rengi 
Uğurlu taşı: Sabır taşı 
En sevdiği çiçek: Lale Mansur 
En sevdiği yemek: Ümit ustanın yemekleri 
En sevdiği müzik: Telefon bekleme müziği 
En olumlu özelliği: Köprüden geçene kadar ayıya dayı demek 
En olumsuz özelliği: Tavlada zar tutmak 
Anlaştığı burçlar: Kayınçosu yay olan aslanlar 
Anlaşamadığı burçlar: Önceki hayatında yengeç olan kovalar 
En büyük arzusu: Doğuşun bir klibinde rol almak 


BALIK 
Uğurlu günü: Kıyamet günü 
Uğurlu sayısı: Maç sayısı 
Uğurlu rengi: Bok rengi 
Uğurlu taşı: Lüle taşı 
En sevdiği çiçek: Mahsun Kırmızıgül 
En sevdiği yemek: Şefin spesiyali 
En sevdiği müzik: Geleneksel eskimo halay müziği 
En olumlu özelliği: Koltuk altından osuruk sesi çıkartabilmek 
En olumsuz özelliği: Terli terli su içmek 
Anlaştığı burçlar: İlkokul öğretmeni boğa olan ikizler 
Anlaşamadığı burçlar: Kuzeni yengeç olan akrepler 
En büyük arzusu: (Erkekler için) bir kız yurdunda çıplak dolaşmak, (kadınlar için) ağdaya ihtiyaç duymayacak şekilde tüysüz olmak 

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Fıkralar


Adamın biri iş müracaatına gitmiş. Bir grubun önünde görüşmeye almışlar. 
"Şimdi sana bazı sorularımız olacak bakalım bilebilecek misin?" demişler; 
adam da "sorun" demiş. "Yolcu taşır, karayolunda gider, şoför kullanır bil 
bakalım bu nedir?" Adam düşünmüş ve "yolcu otobüsü" demiş. "Tamam doğru ama 
hangi marka, Mercedes var, Mitsubishi var di mi? Bilemedin ama sana bir şans 
daha vereceğiz" demişler. "Söyle bakalım havada yolcu taşır, pilot kullanır 
bu nedir?" Adam hemen cevaplamış "yolcu uçağı"; "Tamam ama" demişler "Boeing 
var, Airbus var di mi hangisi?" Bunu da bilemedin deyip iş görüşmesini 
bitirip adamı gönderirlerken, adam dönmüş demiş ki "Bir soru da ben 
sorabilir miyim?" "Tabi buyur sor bu en doğal hakkın" demişler. "Kadınların 
iki bacağı arasında bulunur, üremeye yarar nedir bu?" demiş. Hemen herkes o 
malum kelimeyi söylemiş; adam "tamam bildiniz ama ananınki var ebeninki var 
di mi hangisi?..."


Bir Fransiz, Bir Ingiliz, Bir Alman, Bir Rus, Bir Iranli, Bir
Holandali, bir de bizim Türk barda sohbet ederlerken sira gelmis
memleketlerini övmege..
Ingiliz, "Arkadaslar.." demis "Bizim biramiz çok meshurdur..Harika biralar 
üretiriz içmege doyamazsiniz.."
Fransiz hemen girmis konuya "Bizim kizlarimiz meshurdur.." demis, "Öpmeye 
kiyamazsiniz"
Alman içini çekip " Hey gidi memleketim.." demis, "Biz öyle arabalar 
üretiriz ki binmege doyamazsiniz.."
Holandali hemen atilmis, "Evlerimiz.." demis, "Bizim dünya sirini evlerimiz 
meshurdur.."
Bizim en meshur seyimiz övüncümüz KGB'dir.." demis Rus, "Dünyanin bir ucunda 
sinek havalansa haberdardir!.." Söz ona gelince Iranli "Halilarimiz.." 
demis, "Yumusaciktir ve çok
meshurdur.."
Sonra hepsi birden suskun oturan Türke dönmüsler.. bizimki sakin sakin 
bakmis onlara ve gülerek baslamis söze ;
"Arkadaslar bizim delikanlilarimiz cook meshurdur!.." demis.. "Öyle ki, alir 
Fransizin kizini, içer Ingilizin birasini, atar Almanin arabasina, götürür 
Holandalinin evine, yatirir Iran halisinin üzerine, evire cevire catir catir 
goturur.. degil kocasinin, KGB'nin bile ruhu duymaz.!!

--------------------------------------


"


Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir 
ses :
-Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış :
-Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında :
-Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi 
açınca tüyleri ürpermiş :
-Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı...
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış :
-Ulan evlenirken neredeydin! 

 ------------------------------------ 


 Kapi vurulur ve bir erkek kapiyi açar.

Kadin: " iyi günler az önce caminiz kirildi ve bunu yapan benim çocugum, 
lütfen özrümü kabul edin ne kadar masrafi varsa ödemek istiyorum" der.

Adam: "Hiç sorun degil çocugunuz cami kirdi ve içeri giren top degerli bir 
vazoya çarpti ve o da kirildi"

kadin daha fazla üzülür ve içeri girdiginde gerçekten bir vazoyu kirilmis 
görür.

"Çok üzgünüm bununda masrafini ödemek istiyorum" der.

Adam: "Hiç önemli degil aslinda çok büyük bir iyilik yaptiniz bana"

Kadin merakla: " Ama caminiz ve degerli bir vazonuz kirildi nasil olur" der

Adam: "Hanfendi ben bir cinim ve 100 yildir o Vazoda hapis kalmistim, 
cocugunuz sayesinde özgürlügüme kavustum, dileyin benden ne dilerseniz " 
der.

Kadin sevinçle: "Ayy ne desem güzel bir malikane istiyorum hem de Paris'te. 
"

Adam bir kisa telefon konusmasi yapar ve: "Tamam hanfendi isteginiz oldu, 
dilediginiz zaman gidebilirsiniz yeni evinize " der ve "ya ikinci dileginiz? 
" diye sorar...

"çok lüks kiyafetler istiyorum"

Adam kisa bir telefon konusmasi yapar ve: "armani, versace ve dkny'de 
kiyafetleriniz hazir alabilirsiniz" der ve üçüncü istegi sorar.

Kadin: "En degerli mücevherleri istiyorum" der..

Adam bir telefon konusmasi sonrasi : "ok bvlgari ve >tiffany" den 
dilediginiz mücevherleri alabilirsiniz " der.

Kadin havalara uçmustur ve adam: "yalniz bende birsey rica etsem sakincasi 
olur mu? " diye sorar.

Kadin merakla: " Nedir? "

Adam: "Biliyorsunuz 100 yildir bu vazodayim. Kac zamandir bir kadin yüzü 
görmedim acaba bir gece benimle olur musunuz?" Diye sorar..

Kadin biraz düsündükten sonra: " Neden olmasin?" der ve Sabaha kadar 
birlikte olurlar...

Sabah uyandiklarinda adam: " Güzel hanfendi acaba kaç yasinda?" Diye sorar,

kadin: " 32 " der.

Adam da: "VAY BE BU YASTA HALA CINLERE INANIYOR MUSUNUZ?"

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Aşık Olmadan Bir Düşün

Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu 
> >fark edeceksin... Sokağa fırlayacaksın... Sokaklar da dar gelecek... Tıpkı 
> >vücudunun yüreğine dar geldiği gibi... Ne denizin mavisi açacak içini, ne 
> >pırıl pırıl gökyüzü... Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir 
> >yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin... Birileri sana bir şeyler 
> >anlatacak durmadan... "Önemli olan sağlık." "Yasamak güzel." "Bos ver, her 
> >şey unutulur." Sen hiçbirini duymayacaksın... Göz yaşlarından etrafı 
> >göremez hale geleceksin... Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az 
> >sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin... Hep ondan 
> >bahsetmek isteyeceksin... "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet 
> >kopacakmış" deseler başını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın... Yalnız 
> >kalmak isteyeceksin... Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... İkisi de 
> >yetmeyecek... Geçmişi düşüneceksin... Neredeyse dakika dakika... Ama 
> >kötüleri atlayarak... Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... 
> >Gittiğin yerlere gitmek... Bu sana hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile 
> >yapacaksın... Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini 
> >söylese,kaçacaksın... Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak 
> >için direneceksin... Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek 
> >isteyeceksin.... Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... Herkesi ona 
> >benzetip... Kimseyi onun yerine koyamayacaksın... Hiçbir şey oyalamayacak 
> >seni... İlaçlara sığınacaksın... Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu 
> >unutturmayan… Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren... Bütün 
> >şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazın düğümlenecek, 
> >dinleyemeyeceksin... Uyumak zor, uyanmak kolay olacak... Sabahı iple 
> >çekeceksin... Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin... Ne geceler 
> >rahatlatacak seni ne gündüzler... Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin... Belki 
> >çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin 
> >Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek... Rüyalar göreceksin, 
> >gerçek olmasını istediğin... Her sıçrayarak uyandığında onun adini 
> >söylediğini fark edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin... 
> >Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek... 
> >Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... Yüreğin burkulacak... Canin 
> >yanacak... Bir daha sevmemeye yemin edeceksin... Hayata dair hiçbir şey 
> >yapmak gelmeyecek içinden... Onun sesini bir kez daha duymak için yani 
> >tutuşacaksın... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret 
> >edeceksin... Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin... Onunla hiçbir 
> >aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... Ama bir umut... Onunla bir 
> >gün bir yerde karsılaşma umudu... Bu umut seni gitmekten alıkoyacak... Gel 
> >gitler içinde yaşayacaksın... Buna yasamak denirse... Razı mısın bütün 
> >bunlara...? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...? O halde aşık 
> >olabilirsin

12 Mayıs 2012 Cumartesi

sessiz kalmayin!!!‏


birazdan yazacaklarimin hepsi gercek olup tamamen japoncadir...

僄儞僞乕僥僀儞儊儞僩
寍擻恖, 壒妝, 塮夋, 傾僯儊, 愯偄 ... 儊僨傿傾偲僯儏乕僗
僥儗價, 儔僕僆, 怴暦, 嶨帍 ...
庯枴偲僗億乕僣
幵, 僗億乕僣, 椃, 傾僂僩僪傾, 僎乕儉 ... 價僕僱僗偲宱嵪
僔儑僢僺儞僌, B2B, 屬梡, 嬥梈 ...
寍弍偲恖暥
幨恀, 僨僓僀儞, 墘寑, 楌巎, 暥妛 ... 奺庬帒椏偲忣曬尮
恾彂娰, 帿彂, 梄曋, 揹榖斣崋 ...
惗妶偲暥壔
廧傑偄, 曢傜偟, 娐嫬, 僌儖儊, 寢崶 ... 僐儞僺儏乕僞偲僀儞僞乕僱僢僩
儂乕儉儁乕僕, 僴乕僪, 僜僼僩 ...
嫵堢
戝妛, 彫拞崅, 帒奿, 愱栧妛峑 ... 惌帯
惌帯, 峴惌, 崙夛, 朄, 惻, 媍堳 ...
寬峃偲堛妛
昦堾, 昦婥, 栻, 塰梴, 僟僀僄僢僩 ... 帺慠壢妛偲媄弍
惗暔, 抧媴, 揤暥, 岺妛, 壔妛 ...
幮夛壢妛
尵岅, 宱嵪妛, 怱棟妛, 幮夛妛 ... 抧堟忣曬
搒摴晎導, 悽奅偺崙偲抧堟 ...

怴拝忣曬 - 僗億乕僣旤恖廤崌両丂彈惈傾僗儕乕僩摿廤

10 Mayıs 2012 Perşembe

DOĞRU ERKEK - fıkra


Kadının biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış,
kadın lambayı kumların içinden çıkarmış, ovalamış.
Lambadan cin çıkmış ve,
-'Sadece bir dilek hakkın var, iyi düşün, öyle dile' demiş.

Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak:
-'Bütün dünyada zulmün, savaşın, açlığın bitmesini istiyorum.
Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun?
Bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını, her yere barışın
gelmesini diliyorum' deyivermiş.



Cin haritaya bakmış ve dehşetle;
Allah aşkına Kadın!? Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar.
Tamam, işimde iyiyim ama o kadar da değil!
Bunu yapabileceğimi sanmıyorum. Başka bir dilekte bulun? diye bağırmış.

Kadın birkaç dakika düşünmüş ve
'Hayatım boyunca doğru bir erkek bulamadım.
Bilirsin; hem ince düşünceli, hem dürüst, hem karizmatik,
hem eğlenceli biri, sevecen, ilgili ve ömür boyu sadık olacak
bir erkek diliyorum' demiş.

Cin derin derin bir iç çekmiş: -Uzat şu kahrolası haritayı!!!

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Kıyamet Koptuktan sonra gazete manşetleri:)

Kıyamet Koptuktan sonra Gazete,Dergi ve Tv Başlıkları"nasıl olabilir"diye hiç düşündünüz mü? İşte muhtemel başlıklar... 

Sabah:Biz Öldük! 

Anadolu Ajansı:Kıyamet koptu.(AA) 

Zaman: Biz demiştik.böyle olacağı belliydi! 

Dünya Gazetesi: IMKB'de endeks bir daha yükselmeyecek. 

Hafta Sonu: Ayhan Işık ile Hülya Avşar Gizlice buluştular. 

High Life : Gecelere akanalr Club Mahşer'de yandılar. 

Erkekçe : Ayın Hurisi 

Fotomaç :Bu maçın galibi yok! 

Cumhuriyet : Sonunda Atamıza kavuştuk. 

Bilim Teknik: Evren Hakkında bütün bilmediklerimiz... 

Oyun Dergisi : Game Over. 

Elle: Yargı gününde anında 10 kilo verin! 

Antalya Life : Turizm hiç bu kadar sıcak olmamıştı. 

Star gazetesi: Şok!Kandırıldık.Şeytan aslında İyimiş. 

Para: Kıyametten kar yapmanın 100 yolu. 

Aktüel: Mahşer Günü yanınızda olması gerekenler 2 şey: Sevaplar ve Isıya dayanıklı elbise. 

Auto Show: Sırat Köprüsünde,saniyede 100km ye ulaşan son model arabalar. 

Arena Uğur Dündar : Cennete rüşvetle Kaçak giren günahkarların tüyler ürperten dosyası. 

Hürriyet Ertuğrul Özkök: İyimserliği elden bırakmayalım,hiç olmazsa cehennemde ısınmak için yakıt parası yok! 

Radikal: Yeni Dosyası açıyoruz:Yeşil İtiraf Ediyor.Aslında Kıyametten Susurluk Çetesi Sorumlu. 

Showtv Reha Muhtar: Sayın Zebani,kazanların Yanında terliyor musunuz? 

Kanal 6 :İzliyorsunuz sayın seyirciler, kazanların içi bir volkan gibi, insanlar bağrış çağrış yanıyor,kızarıyor... 

veee.... 

Başbakanlık basın ve halkla ilişkiler dairesi başkanlığı:Devletimiz,bütün yaraları saracaktır.

8 Mayıs 2012 Salı

Bayanlara Laf Atan erkeklerin aldıkları cevaplar‏

Ne kadar güzelsiniz 
- Biliyorum... Onun için bu yaşta evliyim 
- Pardon yenge 

mekan haydarpaşa 
-pardon saati sorablir miyim? 
-şurda kocaman yazıo göremiyo musun? 

Adam kızın oturduğu masaya yaklaşır yanındaki boş sandalyeyi tutar ve dil sürçmek suretiyle 
-Boş musunuz 
-Hayır arkayı beşledik gör müyon mu 
-Ben sandalye için sormuştum 
-Ben sizi yanlız bırakayım o zaman 


tanışmak isteyen erkek kızın masasında birşey arar gibi yapar. kültablasını kaldırır altına bakar vs. aranır da aranır. 
sonunda kız dayanamaz ve sorar 
- ne arıyorsunuz siz 
- sizinle tanışmak için güzel bir bahane arıyordum, ama bulamadım 
- bunun üzerine benim "aaaaayy çok tatlısınnn" mı demem gerekiyo 
- eeööö e tabi olabilir 
- defol!! 


-Daha önce tanışmış mıydık yavrum 
-Sanmam hayvanat bahçesine gitmeyi sevmem 
-Hönk 


- Pardon tanışabilir miyiz? 
- Sebep? 
- eeöö 
- eee 
- güzelsiniz desem 
- bu benim sorunum desem? 
- pardon abla 


- Tanrım... Sizi daha önce tanımalıydım 
- Ben o kadar vakit kaybını göze alamazdım 
- Nasıl??? 
- Naş diyorum kısa ve öz 



- yalnızmıyız? 
- Sorduğun soruyla çelişme 
- nası???? 
- hem çoğul hem yalnız olamayız dimi ama 
- öhmm pardon 
- ne o bayım.. zeki mi geldim? 


- İlk görüşte aşka inanır mısınız 
- .... 
- İnanmıyosanız çıkıp bi daha gelicem de 
- ay yesinler sempatik şey 
- ehehe 
- dövecem ama bak 


- Merhaba nasılsın 
- ??? 
- Şaşırdın mı 
- ??? 
- Ben Varol.. 
- Yokol!!! 



Kız köpek gezdirmektedir; 

- ehhehe ne sevimli şey... Isırır mı 
- Parcalar bile 


- Ne güzel gözleriniz var 
- Lens onlar 
- eööe olsun yine de güzel 
- ha sonuna kadar zorlucam şansımı diyosun 


- sizi birine benzetiyor gibiyim? 
- siyah kuşak var bende.... asıl ben seni benzetebilirim 


-kabalığımı maruz görün. bu kadar güzel olmayı nasıl başarıyorsunuz? 
-makyaj. 
-hayır hayır bu cenabı allahın bir güzelliği olmalı 
-bilemiyorum allahla işim olmaz. 
- ??! -kaçar- 


- pardon bayan bişey sorabilirmiyim ? 
- tabii.. 
- bu ne güzellik ?? 
- hangisi 



-pardon saatiniz var mı acaba? 
--yok maalesef... 
-bende var... 
-iyi güle güle kullan 

- pardon saatiniz var mi acaba? 
- yok, maalesef. 
- aliriz? 
- yemezler 


-merhaba, saat var mı 
-ne? 
-saat diyorum. 
-eee 
-kaç olmuş acaba. 
-ne oldu randevun mu var. 
-yoo. 
-o halde niye soruyorsun 
-merak ettim de 
-bi git be!! 


- Pardon isminizi öğrenebilir miyim 
- Naapcan 
- Kalbime kazıycam kimse unutturamasın diye 
- Ha çok romantiğim diyosun 
- Evet... 
- Peki embesilliğini gizleyebilecek bi özelliğin var mı 


-Pardon tanışabilir miyiz 
-2 soru sorcam bilirsen tanışırız 
-1-Cumhurbaşkanımızın adı 
-Erdoğan 
-daaaaat 2- ekmek kaç YTL 
-YTL mi o ne 
-daaaaaaaaat hadi canım hadi seni televoledeki mankenler paklar 



- Sigaran ve sen ölesine birbirine benzionuz ki... Ama onu ben yaktım, beni de sen 
- Allala enteresan... Bence de sen ve sigaram benziyosunuz... İkinizi de ayağımın altında ezebilirim 
- Upss 


- bayaannn gülüşünüz ne kadar tatlı. babanız şekerci mi? 
- hayır semerci senin gibi eşeklere semer dikiyoo..