21 Ekim 2012 Pazar

Fıkra +18

3 evli hanim arkadas bir kahvede bulusmuslar.
sohbet konusu, elbiselerden cocuklardan ve derken kocalara gecti.
Bir tanesinin surati asiklasti... . Nedenini sordular..
O da:
-"Dun gece biraz kasindim, yatakta Muhittin e yaklastim..
 Isteksizdi.. taşaklarını tuttum.. baktim soguk buz gibi.. sordum.. niye
taşaklarin soguk.  O, homurdanip sirtini cevirdi ve sonra da uyudu!!!!
 Kendimi cok kotu hissettim."

Ertesi gun yine 3 arkadas toplanirlar. Bu sefer ikincisinin surati asik..
Ne oldu diye sordular;*
-"Dun gece merak ettim.. bende  Kemalin taşaklarini tuttum.. baktim buz
gibi..  taşaklarin niye soguk diye sordum.. O da homurdanip sirtini
cevirip uyudu..   Ben de kendimi cok kotu hissettim.."

Iki gun sonra yine bulustular.. Bu sefer ucuncunun suratinin her tarafi
sismis ve bir gozu mosmor.
Diger ikisi sormuslar, bu halin neeee??;
-"Valla ben de merak ettim.. Kocamin taşaklarini tuttum..
simsicak ates gibi.. Bende.. merak ettim..  Nasil oluyor da, senin
taşaklarin simsicak,da Kemalle  Muhittin in taşaklari buz gibi ?? diye sorduuuuum :(((

15 Ekim 2012 Pazartesi

karizmatik cevap‏


Günlerden birgün italyan büyükelçisi Atatürk ile görüşmek ister ve huzura kabul edilir. o zamanın muhtelif ekonomik-siyasi konuları hakkında konuşulduktan sonra, büyükelçi "ekselans, dün roma ile yapmış oldugum bir görüşmede hükümetimizin Hatay'ı almak istediği kararını size iletmem söylendi" der. odada buz gibi bir hava eser. Ata, büyükelçiye birşeyler daha ikram eder ve iki dakikalığına odadan ayrılır.

Döndüğünde ayağında çizmeleri, üzerinde mareşal üniforması, belinde tabancası vardır. doğruca masasına gider, manyetolu telefondan Mareşal Fevzi Çakmak'ın bağlanmasını ister ve Çakmak'a: " Paşa, italyan dostlarımız Hatay'a gelmek istiyorlarmış. hazır mıyız" der. fevzi Çakmak durmu anlar ve "biz hazırız Paşam" diye yanıtlar. Ata büyükelçiye döner ve: "biz hazırmışız. hükümetinize söyleyin, isterlerse gelip Hatay'ı alabilirler" der...

Karizmatik cevap budur!!!

9 Ekim 2012 Salı

DEVE :)

Kadının biri günde 4 paket Camel içiyormuş. Neyse bu kadın yaz 
tatil için Türkiye gelmiş. En büyük derdi de yüzerken sigara içememekmiş,
hatta o yüzden coğu zaman yüzmüyormuş bile. 

Fakat bu arada bir adam dikkatini çekmiş kadının. 
Adam denize giriyor, yüzüyor yüzüyor ilerideki bir kayalığın üzerine çıkıyor mayosundan bir sigara ve çakmağını çıkarıp keyifli keyifli sigarasini içip tekrar yüzerek geri geliyormuş. 

Bir, iki, üç artık kadın dayanamamış gidip adama bu işi nasıl başardığını sormaya karar vermiş ve sormuş da. Meğerse adam sıgarasını ve çakmagını bir prezervatifin içine koyuyormuş ve prezervatifi düğümleyip mayosunun içine koyarak bu işi başarıyormuş. Bizim kadın bunu duyar duymaz hemen soluğu bir eczanede almış. 

Eczacı ne istediğini sormus o da 'I want a box of preservative please' demiş. Eczacı bir kutu prezervatif çıkartmış.Kadın çok sigara koymayı planlıyor ya bakmış bakmış gözüne biraz küçük gelmiş, 
'No, No bigger than this'' demiş. Neyse adam bir boy büyüğünnden bir paket daha çıkarmış kadın yine bakmış bakmış gözüne kestirememiş, 

'No, No bigger than this' demiş, adam bir boy daha büyüğünü çıkarmış kadın onu da beğenmemiş, eczacı artık dayamamış, 

'Sorry is it for your horse?'(pardon atınız için mi lazım) diye sormuş. Kadın da bu soru üzerine 

'No, no it is for Camel' demiş..

Eczacıdan sadece bir ses duyulmuş Oooohhhhhhhaaaaa