26 Şubat 2016 Cuma

Don - Fıkra :)


Üç evli kadın aralarında anlaşmışlar gece bara gideceklermiş. Kocalarından izin almışlar. Gece buluşup güzel bir bara gitmişler. Geç saatlere kadar içip sarhoş olmuşlar. Sabaha karşı bardan çıkıp evin yolunu tutmuşlar. Evleri yakın olduğundan yürüyerek gidiyorlarmış.

Ama yolun tam ortasında inanılmaz sıkışmışlar ve eve kadar gidemeyeceklerine karar vermişler. Yakınlarında sadece büyük bir mezarlık varmış ve oraya yapmaya karar vermişler. Ama mezarlık çok çamurmuş.

Tuvaletlerini yaptıklarında her tarafları çamur olmuş. Ve çamurları donlarıyla temizleyip donlarını oraya atmışlar. İçlerinden biri böyle eve gidemeyeceğini söylemiş. Gözüne bir mezarın üzerinde duran çelenk takılmış. Çelengin üzerinde uzun yazılı bir şerit varmış. Şeritle kendine don yapmış ve evin yolunu tutmuşlar.

Sabah olduğunda kadınlardan birinin kocası panik halinde diğer kadının kocasını aramış: 

- Ben artık bu kadınla olamam. Benim kadın eve donsuz geldi. 

Diğer adam ağlamaklı bir sesle: 

- Dostum seninki yine iyi bizimkinin altına ‘SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ' diye yazıp göndermişler.


21 Şubat 2016 Pazar

Alyansı neden dördüncü parmağımıza takarız?

Bunun, Çinliler’in anlattığı çok güzel ve inandırıcı bir açıklaması var...

Başparmak, anne-babanızı,
İşaret parmağı, kardeşlerinizi,
Orta parmak, sizi,
Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı,
Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.

İlk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta
parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört
parmağınızı da şekildeki gibi açıp, uç uca getirin. 

Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya
çalışın... Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür
boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız.

Baş parmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil
eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü
kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.

İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe
parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılıcak, çünkü çocuklar da evlenir
ve bir gün kendi hayatlarını kurar.

Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden
yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın. Ayıramadığınızı görünce
şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar...

10 Şubat 2016 Çarşamba

Mükemmel Kadın & Mükemmel Erkek

Zamanin birinde mukemmel erkek ve mukemmel kadin karsilasmislar.
Mukemmel bir flort doneminden sonra mukemmel bir evlilik yapmislar.
Birlikte mukemmel bir hayat surmusler.
Bu mukemmel cift karli,firtinali bir noel aksami mukemmel arabalariyla giderken yolda donmak uzere olan bir adam gormusler.
Mukemmel cift olduklarindan adama yardim etmek icin durmuslar.
Adam meger sirtinda oyuncak cuvaliyla Noel Baba'ymis.

Mukemmel ciftimiz noel aksami cocuklarin hayallerini karartmamak icin noel baba ve oyuncaklarini arabaya yuklemisler.
Oyuncaklari cocuklara dagitarak yollarina devam etmisler..
Maalesef tipi artmis, araca hakim olmak zorlasmis ve mukemmel cift ve noel baba trafik kazasi gecirmisler.

kazada bunlardan yanlizca biri kurtulmus.

soru:kim kurtulmus?
cevap asagıda























Yanıt:

Mukemmel kadin kurtulmus..
Herseyden once mukemmel kadin gercekten vardir...
Herkes bilir ki noel baba ve mukemmel erkek diye birisi yoktur...


Kadinlar burada okumayi biraksinlar, onlar icin yazının sonu burası!

**** erkekler asagıya baksınlar...






































Eger mukemmel adam ve noel baba yoksa,
arabayi mutlaka mukemmel kadin kullaniyordur.
Bu bize kazanin nedenini ve en mukemmel kadının bile
araba kullanmak gibi bazı konularda pekte mukemmel olmadıgını aciklar....


**** erkekler asagıya baksınlar...
































Simdi eger bir kadinsaniz ve hala bunu
okuyorsaniz, buda baska bir noktayi aciga kavusturur:
'Kadinlar hic bir zaman soz dinlemezler...'

9 Şubat 2016 Salı

Beni Hiç Aldattın mı?

Ünlü,diş,hekimi,Sam,ve,eşi,50.evlilik,yıldönümlerini,kutluyorlardı.
Sam birden eşine bir soru sordu :

-'Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?'

-'O da nerden çıktı?' diye sinirlendi eşi, cevabı öğrenmek istemezsin herhalde' dedi.  -'İsterim' dedi Sam.  'Lütfen anlat.'

-'Madem öğrenmek istiyorsun, evet, seni üç kez aldattım diye cevap verdi eşi.

-'Kimlerdi bunlar?' diye sordu Sam.

-'İlki' diye anlatmaya başladı eşi 'hani sen 30 yaşındaydın ve kendi kliniğini kurmak istiyordun da hiçbir banka sana kredi açmıyordu.Sonra bir banka müdürü eve geldi; hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern aletlerle kliniğini açabildin...'
-'Canım benim.  Benim için kendini feda ettin demek.  Benim sevgili karıcığım' dedi Sam.

'Peki ikincisi?

' -Hani 50 yaşında kalp krizi geçirmiştin ya, kritik bir by-pass ameliyatı olman gerekiyordu, hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu.  Her an ölebilirdin.  Dr.  Halery onca yoldan kalktı geldi, ameliyatını yaptı.  Sen hayata döndün' dedi eşi.

-'Ah benim sevgili karım.  Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin, öyle mi Peki üçüncü aldatışın?
' -'Hatırlıyor musun, yıllar önce diş hekimleri odası başkanı olmak istemiştin de 247 oy eksikti...'

- OOOHAAAAA....!!!