28 Şubat 2012 Salı

Ankara




1. Yeni başlayanlar için Ankara aşti’dir.

2. Soğuğun içine işlediği anda başını kaldırıp etrafta denizi aramaz isen kolay alışırsın.

----------------------------------------------

madde 1: Ankara da deniz yoktur. deniz kenarında bir kentte bir şekilde bulunmuşsan, denizi seviyorsan, Ankara’yı kısa vadede sevemeyeceksin, hiç kasma. yine de çeneni kapa, Ankara iyi güzel de denizi yok abi bea kabilinden düşüncelerini kendine sakla,  bu muhabbetleri defalarca kez duymuş olan Ankaralılar pek sevecen davranmazlar,  sıcak yaklaşmazlar. baygınlık verirsiniz. yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim.

madde 2: Ankara’yı İstanbul ile, İzmir ile kıyaslamaya kalkmayın, bu da sevilmez,  hele İzmir karşılaştırması tiksinti yaratır.

yok kordon vardı yok çiğdem vardı bilmem ne..

Gölbaşı’nda denize dökerler adamı allahıma..

madde 3: Ankara da kış soğuk geçer. rüzgarı keser, ayazı süründürür. Kalın giyinin,  bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç saatlerde dışarda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın. Coğrafya dersinde karasal iklim için neler söylerdiniz  onları hatırlayın. ya da en iyisi bir gece iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz sıcaklığı arasındaki büyük farklı anlayın.

madde 4: Çinçin mahallesi denilen yere gece gitmeyin. gündüz de gitmeyin.illa gidecem ben gezerim görürüm hoplarım zıplarım diyorsanız, en fiyakalı, en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza asın öle gidin.

madde 5: Ankara da deniz yoktur. Alışın 

madde 6: elektronik malzeme, korsan cd falan arıyorsanız Kızılay da vakit kaybetmeyin,  
teknosa arayıp kazık yemeyin, Maltepe pazarını öğrenin. ben öğrenciyim abi sözünü motto bilin, her alışverişte işe yarar.

madde 7: Öğrenciyseniz, kendi evinizde kalacaksanız, bir şekilde itfaiye meydanına gidin,
dibine kadar araştırın, az parayla süper ev nasıl döşenir görün. ya da beni çağırın göstereyim.
madde 8: Atakule de bir halt yok, boşuna meraklanmayın, Çankaya’ya sırf Atakule için tırmanmayın. Ama eğer ben illa bozkır
manzarası görecem edecem diyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki botanik parkına da uğrayın.

madde 9: Ankara da deniz yoktur. deniz aramayın.
madde 10: Metro ya girin, kaybolun, ama alışveriş yapmayın.

madde 11: odtü, Bilkent, Hacettepe yahut başkent üniversitesi öğrencisi iseniz, araba almayın,  otobüs ve servisi tercih edin. Eskişehir yolunun her sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın. sizin yüzünüzden sınava geç kalmayayım. lütfen.

madde 12: Banliyo trenleri güvenlidir, çekinmeyin kullanın. Sincanlı ezik büzük gençlerle muhatap olmayın.

madde 13: kaybolursanız kimseye asla ve kat a yol sormayın. sorduğunuz her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzu
bambaşka bir tarafı gösterir, kalan otuz da bilmiyorum abi ben buraların yabancısıyım der. karanfil sokak ta sağlık bakanlığı nerede
diye sorarsınız, adamı Kocatepe camii ne çıkarırlar, yapmadıkları şey değildir. Harita edinin.

madde 14: odtü lü değilseniz, odtü kampüsüne girmeniz, alcatraz dan kaçmanız kadar meşakkatli bir meseledir, bunu bilin.
Israrcı iseniz, risk alın ve güven parktan kalkan odtü minibüslerinden birine binin, kampüse girişte kimlik soran görevli minibüse
girdiğinde, kendinizden emin bir şekilde adamın gözlerine sen benim  kim olduğumu biliyor musun bakışı atın. işe yarayabilir.
(sonrası gelen düzenleme: ne yaparsanız yapın, gerekirse ormana dalın girin ama kimlik diye topkek ambalajı, kupa sekizlisi göstermeyin)

madde 15: ankara da deniz yok. yok ulan işte, yok!

madde 16: ulus pek sevilen bir yer değildir. eski meclis binasının burada bulunması  ulus u güzel kılmaz. zamanla göreceksiniz ki,
ulus'u hiçbir şey güzel kılmaz, kılamaz; olabilemez. Ulus’tan ve arka sokaklarından uzak durun.

madde 17: en popüler buluşma mekanları olan Kızılay Gima’yı ve Dost Kitabevinini öğrenin.

madde 18: Tunalı Hilmi caddesi demeyin. Ankaralılar -muhtemelen Hilmi’nin güzel bir isim
olmadığını düşünüyor olduklarından direkman Tunalı derler. Sizde Tunalı deyin.

madde 19: Ankaragücü taraftarı çirkef ve kalabalık, Gençlerbirliği taraftarı az sayıda ve enteldir.
kalabalık bir Ankaragücü taraftar grubu görürseniz sakının. laf atarlarsa karşılık vermeyin. Tek kişi bile olsa, iki dakika içersinde
sürüyle adam toplayıp peşinizden koşturabilir. büyükşehir Belediyespor un taraftarı yoktur, olduğunu iddia eden olursa gülün geçin.
nanik yapın.

madde 20: "boş yere ağlama, kalbini bağlama, Ankara kızlarına" şarkısını öğrenin, sık sık söyleyin.

madde 21: Ankara’da en güzel mevsim sonbahardır. tadını çıkarın.

madde 22: Trafikte taş düşemez ama milletvekili çıkabilir. kırmızı ışıkta sizi bekletebilir. hazırlıklı olun.
madde 23: Gazi üniversitesinin iibf dışındaki bir fakültesine gidecekseniz temkinli olun, Eli tespihli takım elbiseli tiplerle saçınız,
sakalınız, küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya hazır olun. adamlarla papaz olmayın.

madde 24: Gece ondanon birden sonra sokaklarda kimseciklerin kalmaması normaldir,  kimyasal bomba neyin atılmamış, insanlar
sığınağa kaçarcasına bir anda ortalıktan  kaybolmamışlardır, olağan bir durumdur bu. Sakin olun, panik yapmayın.

madde 25: Cadde ortasında düğün dernek görürsen şaşırma, bilmediğin Ankara havalarında  da oynama.

3. nerde olursanız olun aşağıya doğru indiğinizde kızılaya çıkarsınız.Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak gibi bir
şansınız yoktur, bunu unutmayın. "aha nerdeyim lan ben?"dediğinizde ulustasınızdır, panik yapmaya gerek yok, Bentderesine doğru gitmediğinizden emin olduktan sonra, hızla metroya ulaşabilirsiniz, müzelerin biraz aşağısındadır. büyük tiyatroyu sorup, entel
görünümüne girmeyin, itfaiyeciler çarsını sorun, kimse sizi kandırmasın. Samanpazarı da olabilir. Ulus dışında Ankara’da hiçbir yerde absürd bir durumla karşılaşmazsınız. etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir robocopa çarptıysa Kızılaydasınız demektir., eylem yapılacak
anlamındadır bu. korkmayın. yine, bir avuç eylemci için 4 otobüs robocop, çevik kuvvet inmiştir. bu kadar polisi nereye göndersin kardeşim bu devlet?! mantığıyla öyle bakınır dururlar o polisler. sonra ssk iş hanı ve Sakarya alkol mekanlarıdır. en berbat
birahenlerden tutun meyhane ve club
ortamlarının hepsi vardır oralarda. Ankara’da güz bambaşkadır. özellikle, kalabalığı seviyorsanız, Yüksel Caddesinde, tenhalığı seviyorsanız, bahçeli 7. cadde hariç her caddesinde ve Tandoğanın
ara sokaklarında turlarsanız, bir aylığına bu şehri sevebilirsiniz belki.onun dışında bürokrasi hemen her zaman kendisini hissettirir
de bir tek Sakarya caddesine uğramaz gibi gelir bana.

4. Ankara melankoliktir, Ekim güzeldir. (bkz: 22 yıldır bu şehri yaşayanlar için Ankara)

5. Ankara’ya geldik laila ya gidelim diye gazlara geldiyseniz 1 şişe viski için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi fiyatlara hazırlıklı
olun. Armada ile Migros alışveriş merkezi eşittir ama Migros alışveriş merkezi biraz daha eşittir. (bkz: mudo) Bilkente yolunuz düşerse marakesh e uğrayın. metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka inenlere yol verin. inen ve binenlerin toplu çemkirmelerine
maruz kalmayın. metro ve Ankara’yı karıştırmayın. İkisi de Kızılay da kesişir; ankaray aşti ye gider, metro ise Akköprü  ve Batıkent tarafına. Kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla yürüyün.

6. Ankara’daki yürüyen merdiven adabında acelesi olmayan vatandaş sağda dursun diye  bir kural yoktur. yürüyen merdivene binecekseniz yürümeyin, durun zira merdiven zaten  sizin için yürümektedir.

7. Kavaklıdere, Ayrancı mevkilerine belediye otobüslerine bindiğinizde fark edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65-70
civarlarındadır. korkmayın takım elbiselerle otobüse  binmenize gerek yok herkes öyle biniyor diye.

8. Genelkurmay önünde ayakkabınızı bağlamak üzere durmayın. makinalı tüfek doğrultuyorlar.

9. -"hocam"a alışın, bu lafı duyunca kendinizi hoca gibi hissetmeyin. Bir Ankara klasiğidir,
özellikle üniversite kampüslerinde güvenlik görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri güvenliğe,
büfeciler büfecilere, kısaca herkes herkese hocam der. ayrıca taksi şoförü üniversiteli
olduğunuzu anladığı anda hocam diye hitap eder size. hoca değilsiniz, Ankaralısınız.  -eğer yere tükürür veya otobüste yellenirseniz
kimse birşey demez, ama ters yöne girerseniz ya da yanlışlıkla metronun inme platformundan binerseniz (ki ankaraydan metro ya geçecekseniz tüm oklar inme platformunu gösteriyor) küfür yersiniz. garip prensipleri olan bir şehirdir. -dost deyince konur sokaktaki
Dost Kitabevi değil, karanfil deki anlaşılmalı.aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde bekletip.

10. -AOÇ belediye başkanının insafına bırakıldı ya da bırakılması kuvvetle muhtemel.  bozulmadan son bir kez gidip görün. kokoreç
yiyin. Şençam köftesinden tırtıklayın.  dondurma tüketin. çiçekçileri gezin. radyo odtü çok hoş bir kanaldır. frekansı 103.1 dir. hafta içi sabahları modern sabahlar olur güzeldir.
-harikalar diyarı, zart zurt gölü Ankara’nın tarihi yerleri değildir. Aldanmayın.  –odtü’den bahçeliye giderkenki yolun ortasındaki
gökkuşağı adlı yapının ne ayak olduğunu sormayın boşuna. bilene rastlamadım.
İzmirliler, İstanbullular diğer bütün vatandaşlar gibi kardeşimizdir ama gelip de  "buranın denizi yok, akşamları dolmuş olmuyor,
İstanbul’un gözünü seveyim,  ne modern şehirmiş meğer" bik bik bik" diye trip atanlar  sevilmezler pek. yoksa İstanbul, İzmir
şahane şehirlerdir itirazımız yok.
Kızılay’daki Yapı Kredi binasındaki leyleklerin niye birinin yan yan diğerinin de kanatlarını farklı frekanslarda çırparak uçtuğu üzerine
kafa yormayın. biz yorduk yararını görmedik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder