14 Ekim 2010 Perşembe

çok ayıp fıkralar

ASLAN KAÇMIŞ

Ucakla bir ilin hayvanat bahcesinden, bir baska ile,
Aslan sevkediliyormus. Bir hava boslugunda aslanin
kafesi acilmis. Garibin karni da ac. Havayi koklaya
koklaya pit' e kadar gelmis.Kapiyi acmis.
Karsisina ilk gelene: "Seni yiyicem !" demis. Adam
gözleri fal kadar acilmis sekilde: "Ye, ye de aslan
kardes" demis " ama ben bu ucagin kaptaniyim.
Ucagi yönetiyorum. Beni yersen ucak düser.
Sen de ölürsün." Aslan düsünmüs. Kaptan hakli.
Onun yanindakine dönmüs: "Öyleyse seni yiyicem !"
demis. O adam da : "Aman aslan kardes" demis.
"Ben bu ucagin ucus mühendisiyim. Yollari,
frekanslari ben bilirim. Beni yersen yolumuzu
kaybederiz. Yakitimiz biter. Düser ölürüz. Sen de
ölürsün" Aslan düsünmüs bu adam da hakli.
Bu arada arkasinda bir ses duymus. Dönmüs.
Bakmis. Fistik gibi hostes. "Ama seni yiyicem,
artik" demis hostese. Hostes caresiz:
"Ye ! Ye de aksam kaptanla mühendis otelde seni ziksin."

HİŞŞŞT !

Çiftçi tavuklari için hiç yorulmayan bir horoz almak için pazara gider.
Pazarci : istediginiz herseyi bu horoz yapar, diye azgin mi azgin bir horoz satar bizim çiftçiye. Adam çiftlige döner ve horozu kümese koyar koymaz tüyler uçusur, gidaklama sesleri, feryat figan, çiftçi çok memnundur.
Ama horoz cok azgindir, sadece kumesi degil, çiflikteki hayvanlar, atlar, koyunlar, inekler vs. vs.
Adam memnundur ama bir yandan da endiselenir, horoz iki günde ölecek diye.
Horozu tutmaya çalisir ama nafile. Neyse der eve girer. Ertesi gün
bir bakar ki, horoz ayaklar havada, dili disarda kümesin önünde
pestil vaziyette yatiyor ve hatta tepesinde bir akbaba
uçusuyor.
Çiftçi kendi kendine : Ehh iste sana dedim geberecen diye,
seklinde söylenir.
Horoz, bir gözünü hafif açarak çiftçiye kisik
sesle homurdanir;
-Hissst! Akbabayi kaçirican sus!

100 ÜZERİNDEN 150

Jinekologun biri lanet olsun der ve doktorlugu birakir. Niyeti araba tamircisi olmaktir. Gider ve sendikanin sinavina girer. Sonuçta 100 üzerinden 150 alip gecer. Bunun üzerine bir sorusturma açilir.
Müfettisler hocaya sorarlar bu is nasil oldu diye.
Hoca;
- "Valla, yagi degistir dedim degistirdi. Filtreyi degistir dedim degistirdi. Bujileri temizle dedim temizledi.
Müfettis:
- "Iyi de neden 100 degil de 150 verdin?" Hoca:
- "Bunlarin hepsini egzozdan yapti !"

20 DAKİKA SONRA

Karanlik ve issiz parkta devriye gezen polis memuru bir agacin altinda park etmis olan arabayi görür ve sessizce yaklasir.
Ancak bu kez alismis oldugu manzara ile karsilasmaz. Gerçi, çogu zaman oldugu gibi, arabada genç bir kiz ve oglan vardir; ancak polisin düsündügü seyi yapmamaktadirlar. Oglan ayisiginda gazete okumaya çalismakta; kiz ise örgü örmektedir.
Düsündüklerinden dolayi utanan polis memuru, muhabbet olsun diye cama vurur ve arabaya girip konusmaya baslar:
- "Gençler, ne güzel bir gece, degil mi?. Siz de ne güzel, iki kardes oturuyorsunuz..."
- "Evet polis bey...Gerçekten güzel bi gece...Ama biz kardes degiliz ki..."
Polis killanir...
-"Kardes degil misiniz...
Sonra oglana sorar:
- "Sen kaç yasindasin bakiyim?..."
Oglan cevaplar:
- "19..."
Polis bu kez kizi isaret eder ve sorar:
- "Pekiii.... O kaç yasinda?..."
Oglan, sinsice siritarak cevap verir:
- "20 dakka sonra 18 yasinda olacak...."

80'LİK OLUNCA

Adam 80 yasina gelmis olan babasini huzurevine birakir. Bir hafta sonra da gidip ziyaret eder.
Halini, hatirini sorar:
"Nasilsin, baba? Iyi bakiyorlar mi sana burada? Bir seye ihtiyacin var mi?"
"Oglum, bu huzurevi cok guzel. Bana burada cok iyi bakiyorlar, her aksam yatmadan once bir bardak sutlu kakao bir de viagra veriyorlar.
Allah razi olsun, cok memnunum, hic bir seye ihtiyacim yok." der babasi.
Ziyaret sonunda adam hemen hemsireyi bulur.
"Hemsire hanim" der, "Babam birseyler anlatiyor. Yatarken bir bardak sutlu kakao bir de viagra veriyormussunuz, dogru mu?"
"Dogru" der hemsire. "Doktor beyin talimati.Sutlu kakao cabucak uyutuyor, viagra da yuvarlanip yataktan dusmesine engel oluyor"

DOYUMSUZ KUŞ

Lokantaya gelen adam, tek başına kocaman bir masa tutmuş ve yemeğine başlamış.
Adam çok az yiyor fakat omzundan kalkıp uçan kuş masadaki her şeyi silip süpürüyormuş.
Masa tekrar kuruluyor fakat kuş yine her şeyi yiyormuş.
Buna çok şaşıran garsonlar sebebini sormuş.
Adam anlatmaya başlamış: "Çok uzun zaman önce bir cin benden 3 isteğimi sordu.
Ben ilk olarak bol para istedim. Gerçekten çok param oldu.
İkincisi ise çok kadındı. Bu da gerçekleşti. Üçüncü isteğim ise doyumsuz bir kuştu. Yanlış anladı yav"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder