19 Nisan 2012 Perşembe

Kararlarımız

Adamin biri bilge bir kral olmakla ün salmis kralin yanina gider. Krala
   sunu sorar "Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var midir?" Kral     "Elbette"  der  "Kaç bacagin var senin?" Adam soruya sasirarak "Iki  efendim" der. Kral  "Pekala, tek bacaginin üstünde durabilir misin?" "Elbette" diye cevap verir  adam. Kral "O halde hangi bacagin üstünde duracagina karar ver". Adam biraz   düsünür ve sol bacagi üstünde durmaya karar verir. "Tamam" der kral "Simdi  de öteki bacagini kaldir." Adam sasirir "Bu imkansiz kralim" der. "Gördün  mü?" der kral " Özgürlük budur. Sadece ilk karari almakta özgürsün. Ondan  sonrasinda degil."

  Tiziano Terzani'nin Atlikarincada Bir Tur Daha adli kitabinda okudugum bu  küçük öykü yillardir tartisilan özgürlük kavrami üzerinde bir kez daha
  düsünmeme yol açti. Hayat gerçekten böyleydi. Ilk karari aliyordun ve
  gerisi  o ilk karara bagli olarak gerçeklesiyordu. Hayat hata kabul etmiyordu. ilk  kararin dogruysa isler yolunda gidiyordu ama eger yanlis bir karar  aldiysan,  hersey zincirleme yanlis gidiyordu.
  Mesela meslegini seçerken... Hasbelkader, iyi düsünmeden, yeteneklerinin
  farkinda olmaksizin bir meslek seçtiginde ömür boyu isini zorla yapmaya
  mahkum oluyordun. Isinin basindayken baska bir is yapmayi özlüyordun.  Ama  biliyordun ki; özgürlügünü kullanmis ilk karari vermistin ve yeniden
  baslama  cesaretin yoktu. Bazi insanlar vardi hayatta...Onlar ise herseyi ardlarinda  birakip yeniden baslayacak kadar cesurlardi. Ama sen onlardan biri  olamiyordun. Bunca emek bunca çalismayi sanki çöpmüs gibi bir çirpida  ativeremiyordun. Oysa göz ardi ettigin bir sey vardi. Hayat çok kisaydi ve  mutsuz oldugun islerle zaman öldürmek ayni zamanda ruhunu öldürmekle esanlamliydi. 
  Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu. Yanlis bir karar ayni
  evde yasayan iki düsman yaratabilirdi. Ask zorunluluga dönüsebilir ve
  hayatini cehenneme çevirebilirdi. Ilk karari aliyordun, bu konuda özgürdün  ama devaminda senin kararina bagli olmayan pek çok sey gerçeklesiyordu.
  Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti. Dogru yerde
  ateslediginde seni isitacak ates, çorbani kaynatacak ates oluyordu, yanlis
  yerde atesledigin vakit ise içinde bulundugun evle birlikte seni de
  yakiyordu.
  Hayat öyle basite alinacak bir oyun degildi. Oyunun kurallarini bilmen ve
  ona göre oynaman gerekiyordu. Ama çogu zaman oyunun kurallarini bilmek  yetmiyordu. Çok daha önemli olan baska bir sey vardi. Kendini bilmek... Ne istedigini, neyin seni mutlu edecegini ve kim oldugunu, neler yapabilecegini  bilmek zorundaydin. Ancak o zaman dogru kararlar veriyor ve mutlu bir  hayata  sahip oluyordun.
  Ve kararlar birer kibritti... Ya kendini yakiyordun ya da isitiyordun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder