14 Nisan 2012 Cumartesi

mutlaka okuyun ki gülümseyin :))))‏

Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. >
>Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler.
Mehmet'in annesi akşam yemeği süresince Handan'ı uzun uzun süzer ve 
aslında Handan'ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında
ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut
>olup,olmadığını merak eder.
>Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki: 
>Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi
yok. Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner.
>Aradan bir iki gün sonra Handan der ki:
>
>Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini 
>bulamıyorum.
>Mehmet yanıtlar: Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum
ama  ben
>yine
>de kendisine bir mektup yazayım.
>Oturur ve yazar:
>Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da 
demiyorum.
>Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi
kayıp.
>Sevgiler oğlun Mehmet.
>
>
>Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir:
>Sevgili oğlum: Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da 
>demiyorum.
>Fakat konu şu ki: Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba
kasesini çoktan bulmuş olurdu.
>
>Sevgilerle annen...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder