2 Mayıs 2012 Çarşamba

bir kadını ağlatmak...

Bir kadını ağlatmak çok zor değildir
aslında. Kadınlar her şeye
ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya
]bir yazıya... En az erkekler kadar
yani! Ama bir kadını yürekten
ağlatmak zordur. Eğer bir kadın
yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun
yüreğine ulaşmış demektir.
Ama o yüreğin değerini bilememiş
olacak ki ağlatan, gözünü bile
kırpmadan teker teker batırır
iğnelerini yüreğe!İşte o zaman koca
bir yumruk gelir oturur boğazına
kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz;
çünkü o koca yumruk canını çok
acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra
Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel
olamaz işte. Çünkü yüreğine
ulaşmıştır birileri ve iğneler
saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar
karşı koyabilir ki bir kadın. İnce
ince süzülür yaşlar gözünden; önce
birkaç damla, sonra bir yağmur
seli.Ve kadın ağlar; hem de çok
Sanmayın ki gidene ağlar kadın!
Gidenin giderken koparttığı yerdir
onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır
O yaranın hiç kapanmayacağını,kapansa
bile izinin
kalacağını bilir kadın; o yüzden
ağlar.Ama bilir misiniz, ağlamak
kadınları olgunlaştırır. Her damla
daha çok kadın yapar kadınları. Her
damla bir derstir
Bazen kadınlar ağladığında çoğu
insan, ağlama niye ağlıyorsun ki,
değmez onun için derler.
Bilmediklerindendir böyle demeleri.
Çünkü yürekleri acıyan kadınlar
ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki
zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o
zehirden kurtulur kadınlar, o irini
temizlerler yaralarındaki! Çünkü
bilirler, o irin temizlenmezse
iltihaba dönüşür yaraları
Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden
de bolca ağlarlar.
kalacağını bilir kadın; o yüzden
ağlar.Ama bilir misiniz, ağlamak
kadınları olgunlaştırır. Zaman geçer sonra.
Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar
sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni
acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler
kendilerine sarılmayı...
Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla
olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk
gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman
kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü,
yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...
İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye;
hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında
yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık
kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine
sarılıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir
zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.
E.. o zaman niye sarılsınlar ki!
Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki
olgunlaşıyordur.
Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.

Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.

Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır
O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda
kendilerine sarılırlar çünkü!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder