Bilgisayarımı Temizliyorum: merak edenlere söyleyeyim; bilgisayarımda ve maillerimde biriken şeyleri şuraya koyayım da sileyim istedim. Bunlar onlar işte.

15 Ekim 2010 Cuma

+18

on  with 1 comment 
In ,  
Yatağıma yattığımda seni düşünüyorum...
Seni zorla tutmak ve sıkmak dün geceyi unutamıyorum.
Hiç beklenmedik bir şekilde geldin o güzel, sakin gecede bana.
Yatakta bana yaptıklarını hala unutamıyorum.
Nereden, nasıl geldiğini hala anlamış değilim. Randevusuz ve tam bir sürpriz.
O emmeler, ısırmalar inan çıldırttı beni.
Sonuçta uyuyakalmışım. Uyandığımda ise gitmiştin.
Sadece buruşuk çarşaflar şahitti varlığına.
Seni her yerde aradım. Ne bir iz, ne bir ses.
Vücudumda hala izlerin var biliyor musun?
Bu gece uyumayıp seni bekleyeceğim.
Seni görür görmez sımsıkı tutacağım. Sıkacağım. Sıkacağım ta ki kanını görene kadar.
Allah belanı versin sivrisinek!!!
Share:

Kekstra Reklamı

on  with No comments 
In  
reklamdaki sözlere göre bu reklamı irdeleyecek olursak:

"gürbüz tam bir canavar tüm sınıf ondan korkar"

arkadaş ben gürbüzü gördüm. gayet efendi bir çocuğa benziyor.
gürbüz rolü için, en azından canavar gürbüz rolü için daha iri kıyım ve daha kötü adam görünümlü bir çocuk bulsalarmış daha iyi olurmuş.
ben korkmam şahsen bu çocuktan o sınıfta olsaydım.


"kapıda görünür görünmez saklanır kekstralar"

lan bu çocuun kekstradan başka işi gücü yok mu? yahu niye saklıyorsunuz kekstraları?
yani bu kadar mı aç gözlü olunur arkadaş kaç para lan bu kekstra?.. allah allah ya..
hayır daha önce de belirttiğim gibi bu gürbüz öyle kötü bir çocuğa da benzemiyor.. dışlamışlar zavallıyı.. ayıp..

"nazlı okul birincisi kekstra tek eğlencesi"

burda, ezberci eğitim sistemine bir gönderme yapıldığını sezdim ben..
yani diyor ki okul birincisi olmak gibi bir niyetiniz varsa el kadar dandik bir keke talim edeceksiniz..
ne demek ulan kekstra tek eğlencesi bacak kadar kızın? ruh hastası falan mısınız siz?

"kekstrasını tam yerken gürbüz yanına geldi"

iyi etti... yani niye gelmesin ki lan? belki hoşlanıyordur? belki tam açılacaktır nazlıya?
hoş bu nazlı denen piskopat kızın neyine aşık olacaksa..
kızın tek eğlencesi kekstra yani, bir sinemaya gidemezsin bir göl kenarında yürüyüşe çıkamazsın da bununla..
dünyayı kurtaracak sanki mna koim. çok sinirlendim ya.

"nazlı kafayı kullandı kekstrayı ters çevirdi"

afferin ona. zaten bu gürbüz salak, ters çevirince anlamicak onun ne olduğunu.
hayır bu kadar mı hödük yerine konur arkadaş bir insan? ne istiyorsunuz bu gürbüzden onu da anlamadım zaten...
istemiyorsan git de işim var de, o keki çevirince nolacak? yazık ya...

                                                                      "jölesi altta kalınca gürbüz onu kek sandı"

ya bi s...r git afedersin ya... gürbüz gayet reddedileceğini anladı ve nazlı'ya olan hislerini açmaktan vazgeçti. naaptı lan o çocuk sana? tek suçu sevmek o zavallının. o nazlı denen kız yüzünden belki bunalıma girecek çocukcağız. hayır ne vardı iki kelam etseydin istemiyorsan da adam gibi reddetseydin, arkadaş ayağı falan çekseydin ne biliym keki niye çeviriyorsun..

"gürbüz gittiği anda kek yine kekstra oldu"

tabi... peki gürbüz noldu? yazık... çok yazık...

"nazlı jölenin kremanın tadına yine doydu"

zıkkımın kökünü yesin o nazlı... nasıl sinirlendim ya...

edit: reklam sonunda halay çeken sınıf ahalisinin çoğunun* nazlıyı inceden kesen saplar olduğuna dikkat çekmek istiyorum...
Share:

Mezhepler, tarikatlar vs.

on  with No comments 
In  
Hıristiyan Mezhepleri:

Anglikanlar:

Tarikat değildir, Hıristiyanlığın İngilizlere özgün Protestanist yorumudur. Vatikan´a bağlı değildir. Halen yaklaşık 40 milyon Anglikan vardır.

Katolikler:

Hıristiyanlığın Roma Kilisesi tarafından savunulan temel mezhebi; Papa, dinin temsilcisi ve Havari Petrus´un yerini almıştır. Kilise evrenseldir, uzayda ve zamanda tekdir. Papa asla yanılmaz, Hıristiyanlığın tek temsilcisidir. I. Yüzyıl´da Papalık laikti ama II. Yüzyıl´dan sonra piskoposluk sistemi sonucunda Papalık sistemi doğdu ve ardından Vatikan etkisi altında Kutsal Roma İmparatorluğu kuruldu. Yüzyıllar boyunca siyasi ve hatta askeri bir güç olarak Hıristiyanlık dünyasının çoğunluğunu baskıyla yöneten Katolikler, günümüzde görünür bir güç talebini oluşturmuyorlar, Vatikan artık daha çok ekonomik bir yatırım potansiyeli görünümünde...

Ortodoksluk:

Hıristiyanlığın ikinci önemli mezhebi; Geleneksel tüm din dogmalarına bağımlılık anlamına gelir. Papalık kabul edilmez ve Hıristiyanlığın tek yetkilisi olarak Peygamber İsa kabul edilir. Daha sonraları Bizans tarafından benimsenmiştir. Patrik bağımsız kiliser birliğinin başkanıdır.

İkonlara saygı gösterilir ama tapılmaz, simgelere önem verilir. MS 1054´de, Roma´dan ayrılan kiliseler tarafından kuruldu sonra Slavlar arasında yayıldı. Günümüzde, Yunan Kilisesi ağırlığındadır ve hala eski merkez İstanbul´u yani Konstantinapolis´i amaçlamaktadırlar oysa Patriklik hala İstanbul´dadır.

Protestanlık:

Hıristiyanlığın diğer ana mezhebi. Temelde, kilisede reformizme dayanır, dinsel feodalizme karşı burjuva çıkarlarını korur. Papalığın siyasi egemenliğine karşıdır ve ilk Hıristiyanlık anlayışına dönülmesini amaçlar. Bağımsız kiliselerden oluşur. Tanrı, insanlardan birşey beklemez ve insansever olduğu için bağışlar, günah çıkarılmaz ve bağışlanmaz. Tek yetki Kutsal Kitap´tadır. Ruhbanlara gerek yoktur, papazlar evlenebilirler. Cehennem yoktur, ölüm ötesinde sadece mutlu bir yaşam vardır. Protestanlık, 16. Yüzyıl´da Alman papaz Martin Luther tarafından kurulmuştu.

Hıristiyan Tarikatları:

Adopsiyanizm:

Tarikatın inancı: Hz. İsa normal bir insandır, Tanrı onu evlat edinmiştir.



Albigeoisler: Tarikatın inancı: Bedenle ilgili herşey günahtır, ruhla ilgili olan herşey iyiliktir, evlenmek yasaktır çünkü bedenidir; İsa Tanrı değildir,

Antoinizm:

Tarikatın inancı: İnsan Tanrı´dır, hastalıklar gizemli metodlarla iyi edilebilir, ruhlar sonsuzdur, beden değiştirirler. 20.Yüzyıl´ın başında, Spiritüalist Louis Antoine tarafından kuruldu.

Arianizm:

Tarikatın inancı: Katolik mezhebi, onlara göre İsa Tanrı değildir. 4.Yüzyıl´da Papaz Arius tarafından kuruldu.

Barnabasçılar:

Tarikatın inancı: Barnabas İncili´ni kabul ederler, diğer İncilleri reddederler. Barnabas İncili, Müslümanların da kabul ettiği bir apokrafik yani Vatikan´ca kabul olunmayan bir İncil´dir. Müslümanların iddialarına göre, Barnabas İncili´nde, Hz Muhammed´in peygamberliği müjdelenmektedir.

Benediktinler:

Tarikatın inancı: Çileci papazlık tarikatı, dünya malı edinilemez, sadece manastırda yaşanır. 6. Yüzyıl´da Nursialı Benedictus tarafından kuruldu.

Bogomilizm:

Tarikatın inancı: Hz. İsa Tanrı değildir. Kilisenin ayinleri ve ruhban rütbeler geçersizdir. Komüncü ve gizemcidirler. Katharlar´ın kökeni olmuştur.

Cizvitlik:

Tarikatın inancı: En tutucu Hıristiyan tarikatı; yoksulluk, bekaret ve itaat ilkelerine bağlıdırlar. Sadece İsa´ya bağlıdırlar.

Eukhitailer:

Tarikatın inancı: Kurtuluş için tek yol yakarıdır; vaftiz ve günah çıkarmak yasaktır.

Flagellanti:

Tarikatın inancı: Kamçılanarak, Tanrı´nın bağışına yaklaştıklarına inanırlar. Acı çekmek önemlidir.

Fransiskenler:

Tarikatın inancı: Gerçek Hıristiyanlık anlayışı; bir dilenci gibi yoksulluğu gerektirir, bunun için de gezginlik şarttır.

Hieronymus:

Tarikatın inancı: Dünyadan el etek çekilerek Tanrı gibi yaşanmalıdır. Dünya nimetleri geçersizdir.

Karmalitler:

Tarikatın inancı: Din için sofuluk ve tutuculuk şarttır; yalınayak gezmek ve tek tip cübbe giymek gerekir.

Katarlar:

Tarikatın inancı: En önemli tarikatlardan birisi; anlamı "Temiz Ruhlular" demektir. Tüm beden istekleri için perhiz gerekmektedir. Evlenmek günahtır; Tanrı, kötülük yuvası olan insan bedenine girmez; İsa Tanrı değildir ve Katoliklik boş bir inançtır. Özel mülkiyet yasaktır.

Manişeizm:

Aslında bir dindir; kendinden önceki tüm din ve inançları birleştirmek amacındadır. Evrendeki herşey, ışık ve karanlık üzerine kuruludur. Yani evrende ikilik-düalite geçerlidir. Işık, bilgiyi ve aklı, karanlık ise boş inançları ve bilgisizliği simgeler. Mani öldükten sonra, Manişeizm Hıristiyanlaşmıştır, bir anlamda İsa´nın ortaklıkçılığına veya ilkel bir tür komünizme yöneliktir ve bir ütopya sayılmaktadır. İranlı Mani tarafından kurulmuştur.

Markionculuk:

Tarikatın inancı: Gnostik tarikat; kötü Tanrı Yahudiler´in Tanrısıdır ve Adem´in günahından sorumludur ve bu yüzden günah kavramından insanlar sorumludur. Yani iki Tanrı vardır; birisi bilinçsiz ve kötüdür öteki iyi ve gerçektir. Tevrat kutsal kitap olarak kabul edilmez.

Maruniler:

Tarikatın inancı: Keşiş gizemciliğine dayanır. Keramet ve kahanetler din için öncelik taşır.

Meczuplar:

Tarikatın inancı: Tapınmak ve dini kurallar yasaktır. Siyasi içeriği ve amaçları vardır.

Molinosculuk:

Tarikatın inancı: Tanrı´ya varmak için, şekilcilik ve tapınma yasaktır, tek yol içe kapanmaktır.

Montanusculuk:

Tarikatın inancı: Kibele Rahibi Montanus´un peygamberliği geçerlidir ve ardından da iki kadın peygamber gelmiştir.

Mormonlar:

Tarikatın inancı: İncil´deki "eşleşin ve çoğalın" ilkesine göre birden çok kadınla evlenilmelidir. Hıristiyanlık Mormon ilkelerine göre geliştirilmiştir. Geçen yüzyılda, ABD´de Joseph Smith tarafından kuruldu.

Nasturiler:

Tarikatın inancı: Hz. İsa ve Meryem Ana Tanrısal değildirler. İsa tek bedende Tanrısal ve insansal olarak iki kişiliklidir, acı çekmesi insan olduğu içindir. 5. Yüzyıl´da İstanbul Patriği Nestorius tarafından kuruldu, halen vardır.

Nicolausculuk:

Tarikatın inancı: Din bilinmezciliktir. Kadınlar paylaşılır.

Paulusculuk:

Tarikatın inancı: Asıl Hıristiyanlık farklıdır, İsa ve Havarileri Yahudi dininde bir reform yapmışlardı ve inanç olarak da Yahudiydiler. Hıristiyanlığın kurucusu Paulus´dur, Adem´in suçunu bağışlatmak için Tanrı İsa´yı dünyaya yollamaştır ve Kıyamet´te İsa yeniden doğacaktır. Ruh ölümsüzdür. Hırıstiyan ve Musevi dogmaları beraberce yürürlüktedir.

Pietizm:

Tarikatın inancı: Protestan tarikatı; Kişisel duygular, dindarlığın temelidir ve kişisel ahlak kuvvetlendirilmelidir. Dinsel reform sürekli olmalıdır. Kilise baskısına ve dogmalara karşı çıkılmalıdır.

Presbiteryanizm:

Tarikatın inancı: Calvinci Hristiyan Protestanlığı. Yunanca "İhtiyar" anlamına gelir. Kilisenin papazlarla ve laik bir grup tarafından ortak olarak yönetilmesi biçimi geçerlidir. Toplumsal birlik önemlidir. Yoksullara yardım etmek öncelik taşır.

Püritenlik:

Tarikatın inancı: Protestan kökenlidir. Hıristiyanlığın en katı anlayışına sahiptirler. Aşırı tutucu ve tüm yeniliklere karşıdır, İngiliz burjuvazisini temsil eder. Feodal İngiliz kilisesine karşıdır. Tiyatroları kapattıracak kadar sofu bir inanıştır. Toprağın paylaşımına inanırlar. Siyasi ve ideolojik temellere dayanır. 16. Yüzyıl´da İngiltere´de kuruldu, bir yüzyıl sonra Cromwell ile birlikte siyasi güce kavuştular. Daha sonra ise, güçlerini yitirdikleri için Amerika´ya göç ettiler.

Quakerler:

Tarikatın inancı: Anglo-Sakson protestanlığı. "Dostlar Derneği" adıyla tanınır. Endüstri patronlarına karşı, işçileri savunmak amacını taşır. Toprak köleliğini, fabrika köleliğine geçirmeyi başardılar. Tek rehber, Kutsal Ruh´tur. Siyasi ve ideolojik temellere dayanır.

Sabiilik:

Tarikatın inancı: Aslında yarı-Hıristiyan bir mezheptir. "Vaftiz Edenler" anlımana gelir. Yahudi mezhebi olduğu da iddia edilir, Müslümanlara göre, sapkınlıktan doğru yolu bulmuşlardır. Vaftizcilikleri Peygamber Yahya´ya dayanır. Tanrı´ya ulaşmak için, tensel ve ruhsal arınma şarttır. Evreni ruhlar yönetir ve yedi gezegende otururlar, Tanrı´ya ancak onların aracılığı ile ulaşılır. Musa ve İsa´ya inanmazlar.

Shakerlar:

Tarikatın inancı: Amerikan tarikatı. Ana ilke mal ortaklığı ve bekar yaşamaktır. 18. Yüzyıl´da Ann Lee adlı bir kadın tarafından kurulmuştur.

Valdoculuk:

Tarikatın inancı: Yoksulluk, Tanrı´ya gidişin tek yoludur. Mal ve mülk edinilmemeli, paraya önem verilmemelidir. İncil´in dışında hiçbir kural ve düzen yoktur.

Valentinizm:

Tarikatın inancı: Bir mezhep de sayılır. İsa´nın herşeyi ilk aslına döndüreceğine inanırlar, yani hiçlikten varolunduğu için yine hiçliğe dönülecektir. Karmaşık bir felsefi temele dayanmaktadır.

Hint Dinleri:

Brahmanizm:

Temel Hindu dini. Hint inanç sisteminin temelidir. Çoktanrıcılık geçerlidir, en büyük tanrı yaratıcı Brahma´dır. Brahma yaratır, koruyucu tanrı Vişnu sürdürür, yıkıcı Siva yok eder. Doğa ölümsüzdür ve ruh göçü vardır. Kutsal kitaplar Brahmanalar ve Upaşinadlar´dır. Brahmanizm, karmaşık, sosyo-ekonomik ve politik bir inançtır. Bu yapısı nedeniyle, 1947´de anayasa ile yasaklanmıştır.

Budizm:

Buda´nın öğretisi. Günümüzde, 30´dan fazla ülkenin resmi dinidir ve hemen her ülkede taraftarları vardır. Yaşayıp yaşamadığı bilinmeyen efsanevi Buda, inancın kurucusudur. İnanılmaz basitlikteki bir ana fikre dayanır; İnsanlar istediklerine kavuşamayınca mutsuz olup acı çekerler, öyleyse acı çekmemek için istememek gerekir. Ama günümüz Budizmi artık bu kadar basit değildir, özdekçi ve tanrısız bir inançtır. Varedilmemiş ve yokolmayacak bir varoluş vardır, evrensel herşey buradan doğmuştur. Evren evrimseldir ve sonsuza dek evrim sürecektir. Ruhlar dünyaya sürekli gider, gelirler. Ruhsal tekamül için, ruh tüm canlıların bedenlerine girip çıkar. Tekamülün sonunda kusursuzluk (Nirvana) vardır. Kim olursa olsun, herkes Nirvana´da eşittir. Budizm´in temelinde bireysel mutluluk (Hinayana) ve toplumsal mutluluk (Mahayana) şeklinde iki ayrı görüş vardır. Buda, Mesih ve Mehdi inancına benzer şekilde, "Maitreya" adıyla son bir kez dünyaya yine gelecektir. Budizm´in yorumlarını ayrıca göreceğiz.

Hinduizm:

Gelişmiş Brahmanizm. Ulusal Hint dinidir. Boş inançlara, dinsel bir nitelik kazandırır. Vedalar´a, Brahmana´lara ve Upaşinadlar´a ek olarak, (Mahabbarata) ve (Ramayana) adlı kutsal metinler de Hinduizm´de geçerlidir. Sonuç olarak, tüm Hint inançlarının, mitlere dayandırılmış genellemesi olarak kabul edilebilir.

Jainizm:

Tanrısız Hint dini. Budizm´den önce vardı. Cina veya Mahavira adlı bir soylu tarafından kurulmuştur. İnanca göre, yaratan ve yaratılan yoktur, evren başsız ve sonsuzdur. İntiharı ve aç kalmayı öğütlediği görülür, çıplak gezilir ve perhiz yapılır, ruhun beden değiştirmesine inanılır ama bundan kurtulmak gereklidir ve tek yol bir an evvel Nirvana´ya ulaşmaktır. Ruh bilinçli, beden ise bilinçsiz tek bir özdür. Ruh göçü, günahlar ve sevaplar Karma´nın yani ruhsal yolculuğun sunucudur, kurtuluşun gerekliliği bu yüzdendir. Jainizm, hala geçerli olmasına rağmen Budizm kadar etkin değildir.

Vedizm:

Hint çoktanrıcılığı. İnsanlığın en eski dini olarak savunulur. Ruh göçü dışında, tüm Hint inançlarını içerir. Çok tanrıcıdır amasayısız olan tüm tanrılar eşittir. "Vedalar" adlı dört kutsal kitap vardır. Ana ilke, "Varlığı yaratan eylem" dir. Bu eylemin simgesi kurban vermektir, kurban tanrıları yaratır ve besler. Aslında varolan sayısız tanrı, tek bir tanrının sayısız görüntüsüdür. "Bilgeler, yüce varlığı başka başka adlarla anarlar - Rig Veda´dan"

Hint Tarikatları:

Advaita:

Tarikatın inancı: Altı ana mezhepten birisi. "İkilik Yokluğu" anlamına gelir. Madde ve ruh bilgisizlik nedeniyle ikiye ayrılmıştır, aslında ikisi birdir.

Çin Budizmi:

Taocu Budacılık. Atalara tapılır. Çok farklı yorumları vardır. Budizm´de acı çekme yeri olan cehennem, Çin düşüncesinde zevk yerine dönüşür yani cehennem kurtarılır. Çin Budizmi´nin temelinde Taoculuk çok etkindir.

Japon Budizmi:

Japonlaşmış Budizm. Tanrısız olan Budizm´e geleneksel Japon dini olan Şintoizm´in tanrıları yerleştirilmiştir. Ölülerin ruhları, yüz yıl Şintoist olarak yaşayacaklar, yüzyıl sonra da Budacı olarak yeniden bayka bir bedende doğacaklardır. Japon Budizmi, farklılık açısından neredeyse ayrı bir din olarak kabul edilebilir.

Kaodaizm:

Budizm, Taoizm ve Spiritüalizma´nın birleşimi. Anlam olarak "Ulu Varlık" demektir. Ruhu çağırılarak Ulu Varlık ile görüşülür. Aslında, 1926´da Saygon´da kurulan bu din, Vietnam ulusçuluğunu ve bilincini simgeler ama siyasi yönü aşırıdır, bölücülükle suçlanmıştır.

Lamaizm:

Tibet Budizmi. Daha doğrusu Budizm´in, animist ve totemist bir sentezi. Buda´nın ruhu ruhani lider Dalai Lama´da sürekli bedenlenir. Lamaizm´de maji ve büyü vardır. Dalai Lama ölürken, ruhu hemen bir çocuğa geçer ve o çocuk bulunup Dalai Lama ilan edilir. Lamaizm´in kurucusu, 8. Yüzyıl´da yaşayan rahip Padma Sambhava´dır. Günümüzde Tibet Budizmi batıda Budizm´le beraber büyük ilgi görmektedir, buna bir neden olarak Çin´in Tibet´e özgürlüğünü vermemesi gösterilebilir.

Ramanandacılık:

Rama tarikatı. 15. Yüzyıl´da kuruldu, Tanrı Vişnu Rama olarak bedenleşmiştir ve tüm insanlar eşittir.

Sivacılık:

Brahmanizm´in Siva´yı tek ve üstün tanrı kabul eden mezhebi. Tek tanrıcıdır ve doğa tanrıcılığıdır. 5. Yüzyıl´da kurulmuştur.

Tengala Mezhebi:

Brahman mezhebi. Kurtuluş için Tanrı´dan başka birşeye güvenilmez. Dürüstlük ve hayır işlemek insanı kurtaramaz. Karşıt görüşü, Vandagala´dır.

Thuglar:

En tehlikeli Hindu inancı. İnsan öldürmeye dayanır, Tanrı Siva´nın öldürücü yanı olan Kali´ye tapılır. Günümüzde de sürmektedir. Kali´ye tapmak için insan öldürme inançları sonunda para için adam öldürme çizgisine varmıştır. İşin en garip yanı, uzun bir dönem insan öldürmeleri hak tanınmış ve hatta hükümet tarafından vergiden muaf tutulmuştur.

Vişnuizm:

Brahmanlığın Tanrı Vişnu mezhebi. Sivacılığın yıkıcılığına karşı oluşturulmuştur. Ayrılıklara karşıdırlar ve evrenin sonsuz genişlediğine inanılır.

Zen Budizm:

Japon Budacılığının öteki kolu, Budizm´in felsefi türü olarak düşünülebilir. Tüm metafizik kavramlar, aklın ürünüdür ve insan aklı dinsel yaşama engeldir. İçsel Denetim´le yani Zen´le, engeller ve kavramlar aşılarak, dinsel gerçeğe ulaşılabilir. Zen´in içeriğinde, kesin bir gizemcilik ve mistisizm vardır.

Musevi Tarikatları:

Essenerler:

Dışa kapalı, topluluk olarak para kazanmak ve yemek yeme ilkesine bağlı bir tarikattır. Mal ortaklığı ve evlilik yasağı vardır. Essenerler gizemli bir tarikattır, İsa´nın söylevinin Essener öğretilerinden doğduğu ve hatta Hıristiyanlık öğretisinin bu katı Musevi tarikatından ortaya çıktığı iddia edilmektedir. Essenerler, Roma işgali sırasında bir tür direniş örgütü olarak tanınıyorlardı.

Farisilik:

Bir diğer tutucu ve katı tarikat; Hıristiyanlık öncesinde önemli bir rolü olan üç önemli Musevi tarikatından biridir. Ölümden sonra dirilişe, meleklerin varlığına ve öteki dünyadaki ödül-ceza sistemine inanırlar.

Farisiler

İncil´de İsa´nın haça gerilmesine neden olan sofu-yahudiler olarak geçerler.

Mandeizm:

Reddedilen bir Yahudi tarikatı. Yarı Hıristiyan, biraz da Babil ve İran inançlarının sentezidir. Hıristiyanlık öncesi Hıristiyanlar olarak da tanınırlar. İsa´yı sahte paygamber, Yahya´yı gerçek peygamber olarak tanırlar, bekar yaşarlar ve perhiz yapıp, çile çekerler. Kelime olarak "Göklerin Elçisi" anlamındadır.

Sadukilik:

Üçüncü büyük Musevi tarikatı. Farisiliğe karşıdır. Yahudi aristokrasisini temsil eder, ruhun ölümsüzlüğüne, ölülerin dirileceğine ve meleklere inanmazlar. Yazılı metinlere inanırlar, nakli yani sözlü inançlara karşı çıkarlar.
Share:

14 Ekim 2010 Perşembe

Avcı mısın? (fıkra)

on  with 1 comment 
In ,  
Avcımız avlanmaya çıkar dağa tepeye.. Bir bakar ki bir ayı karşısında..
Çeker tüfeğini ateşler ama tüfek tutukluk yapar.. Napsın, kaçmaya başlar, ayı da peşinde..
Ayı yakalar bunu, bir güzel becerir.. Avcımız hırs yapar, öldürecektir illa ki bu ayıyı..
Bir müddet sonra bir daha görür ayıyı, çeker tüfeği, basar tetiği yine tutukluk yapar;
bizimki kaçar, ayı peşinde, yakalar ayı bunu, bir daha becerir.. Avcımız iyice hırslanmıştır illa ki vuracaktır ayıyı..
Takılır ayının peşine, görür, çeker tüfeği basar tetiğe yine tutukluk yapar, ayı bunu bir daha yakalar bir daha becerir..
Bu olay gün boyunca tekrarlanır..
Artık avcının dayanacak gücü kalmamıştir, hayat meselesi olmuştur bu, son bir defa daha bakar ayı karşısında..
Çeker tüfeği basar tetiğe ve tüfek yine tutukluk yapar..
Ayı yakalar bunu ve der ki: - "Ya kardeşim avcı mısın, i*ne misin?"
Share:

(fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Mykanos Adasının Papaz efendisi pazar vaazında cehenneme gitmemek için islenmemesi gereken günahları anlatıyor...
Birincisi öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, zina etmeyeceksin...
"En büyük günah ise, oğlancılıktır" diyor... "Yunanlı'nın zaten bu konuda adı çıkmış... Bu günahı zinhar işlemeyin...
Eğer işlerseniz bilin ki..." Bir nefes alıp anlatıyor papaz efendi bu günahın kefaretini...
"Öbür dünyada Sırat Köprüsü var ya, Sırat köprüsü...
İste bu köprüyü geçerken becerdiğiniz bütün erkekleri sırtınızda karşı tarafa taşıyacaksınız... Ona göre..."
"Yandık ki ne yandık.. Bugüne dek en az yüz erkek becerdim ben." diye mırıldanıyor Todori, yanındaki arkadaşının kulağına...
"O köprüden geçerken sırtımda yüz adamı nasıl taşırım?.." "Düşündüğün şeye bak" diyor, arkadaşı...
"Ölmeye yakın verirsin birine, binersiniz hep beraber onun sırtına.."
Share:

(fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Üniversite son sinifögrencisi yazili sinavindan kalinca dogru hocasina> gider..>-Siz sinifta birakarak hayata atilmami önlüyor ve beni>cezalandiriyorsunuz. Isin bu yanini hiç düsündünüz mü?..> -Tabiidüsündüm. Hocanin görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayani> siniftabirakmak degil mi?.> -Iyi.. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size> soracagim. Dogru cevabiverirseniz, ben kötü notumu kabul edip sinifta> kalacagim.Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sinifi geçirteceksiniz.> Hocaninkeyfi yerinde.. Teklifi kabul eder ve ögrenci sorar> -Yasal olup,mantikli olmayan nedir? Mantikli olup, yasal> olmayan nedir? Ve de nemantikli ne de yasal olmayannedir?> Hoca uzun uzun düsünür ama cevabi bulamaz. Iddiageregi> ögrencisine iyi not vererek sinifi geçirir.. Ama akli da soruda kalir..> Sonunda> sinifin en iyi ögrencisini çagirir, olayianlatir ve sorunun yanitini bilip> bilmedigini sorar. Ögrenci hemencevap verir> -Siz 65 yasindasiniz ve 23 yasinda bir kadinla evlisiniz.Bu yasal> ama mantikli degil. Karinizin 25 yasinda bir sevgilisi var.Bu mantikli> ama yasal degil. Siz karinizin sevgilisini, zayif alip sinifta kalmasi> gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise nemantikli, ne> de yasal.> >
Share:

(fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Oldukca genis bir araziye yayilmis 18 delikli bir kulupte golf oynayan adam, kacinci delikte oldugunu sasirmis.. Az ilerisinde oynayan bir kadin gormus. Ona dogru yurumus.. "Kacinci delikte oynadigimi sasirdim da" demis.. "Ben 7'nci delikte oynuyorum" demis kadin. "Siz benden bir delik geride oldugunuza gore, 6'da olmalisiniz.." Adam tesekkur edip oyununa donmus.. Bir sure sonra, gene oynadigi yeri sasirmis. Kadin az ilerisinde..Ona kosmus gene "Ben 14'uncu delikte oynuyorum" demis kadin.. "Siz benden bir delik geride oldugunuza gore, 13'tesiniz.." Adam oyununu bitirince kulubun barina gitmis. Bakmis kadin barin ucunda oturuyor. Yanindaki tabureye oturmus,"Tesekkur ederim tekrar" demis. "Size bir ickiismarlayabilir miyim?.. " Laf lafi, laf kapiyi acarken,adam kadina "Ne is yaparsiniz?" demis.. "Ben satis sefiyim" demis, kadin.. "Ne tesaduf, ben de satis sefiyim" demis adam ve sormus.. "Ne satiyorsunuz?.." "Soylersem gulersiniz"demis, kadin.. Soz vermis adam gulmeyecegine.. "Orkid satiyorum ben" demis, kadin.. Der demez adam oyle bir gulmeye baslamis ki, tabureden dusmus, yerde gulmeye devam etmis, tepinerek.. Kadin "Soylemistim guleceginizi... Siz de soz vermistiniz, oysa" demis, hafif ofkeli.. "Yok" demis adam.. "Yok.. Size gulmuyorum. Ben de tuvalet kagidi satiyorum ve sizden hala bir delik gerideyim!.."
Share:

GEÇİM DERDİ (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Dönemin amerika İngiltere ve Türkiye Basbakanlari biraraya gelmis ve
toplanti sonunda basinin sorularini yanitliyorlarmis

Gazeteci sormus:

- Ülkenizde 4 kisilik bir aile ne kadar gelirle rahat bir hayat sürebilir
siz onlara ne kadar ödüyorsunuz?
Amerika basbakani:
- Amerikada 4 kisilik bir aile 5000 dolar ile rahat bir yasam sürebilir, biz onlara 6500 dolar ödüyorum geri kalan 1500 dolari naparlar bilmiyorum

İngiltere basbakani:
- İngilterede ayni aile 4000 pound ile rahat yasar, biz 5000 veriyoruz 1000 pound nereye gidiyor bilmiyoruz

Türkiye Basbakani:
- Türkiyede ayni ailenin açlik siniri 800 TL dir. Biz onlara 300  TL veriyoruz geriye kalan 500 TL yi nereden buluyorlar biz de anlamis degiliz
Share:

temel fıkraları

on  with No comments 
In ,  
NESİ VAR?

Temel, eczane açar. İlk müşterisi gelir:
-Bana bir sinek ilacı verir misiniz?
Temel:
-Tabii, sineğunuzun nesi var?

BİZ BUNU İSTEMEDİK Kİ

Kısa boylu iki boyaci olan Temel ile Idris , bir bayrak diregi boyama isini almislar.
Bu is icin ne kadar boya alacaklarini hesaplamak icin diregi olcmeye calismislar.
Capini olcmek kolay olmus ama yuksekligi??
Onu olcmek icin Temel Idris'in omuzlarina cikmis ama diregin tam tepesine ulasamamis. Idris;
'Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim' deyip Temel'in omuzlarina cikmis ama gene ayni sonuc...
Oturup ne yapacaklarini dusunurken yanlarina iri-yari bir adam yaklasip ne yaptiklarini sormus.
Temel'le Idris sorunu anlattiktan sonra, adam diregi yerden guc bela sokup yere yatirmis.
Boyunu olcup tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmis. Gittikten sonra Idris'le Temel bakisip gulusmusler:
'Aptal herife bak! Biz ona yuksekligini sorduk o bize uzunlugunu verdi.'

TEMEL

Kadının bir tanesi 50 katlı bir gökdelenin tepesinden intihar etmek için atlıyor.
40ıncı katta bulunan İtalyan yakışıklısı pencereden bakarken kadının düştüğünü görüyor ve uzanıp kadını yakalıyor.
-Hanımefendi ne oldu neden intihar ediyorsunuz? Hayat ne kadar güzel, yaşamak ne kadar güzel?
Kadın adama soruyor:
-Peki ne yapayım intihar etmiyim de?
Adam cevap veriyor:
-Sizinle önce güzel bir İtalyan restaurantına gideriz,
güzel bir yemek yeriz arkasından bir bara gideriz bir şeyler içip biraz birbirimizi tanırız.
Kadın heyecanla soruyor:
-Peki sonra ne yaparız?
Adam:
-Eğer birbirimizden hoşlanırsak ya senin evine gideriz ya da benim evime gideriz beraber oluruz.
Kadin bunu duyunca - -işte siz erkekler hep böylesiniz,
ben de zaten bunun için intihar ediyorum,
seksten başka bir şey düşünmezsiniz siz- deyip adamın elinden kurtuluyor ve tekrar düşmeye başlıyor.
Bu sefer otuzuncu katta bulunan Fransız kadını farkediyor ve yakalıyor. Aynı konusmalardan sonra kadin tekrar soruyor:
-Peki intihar etmiyim de ne yapayım?
Fransız cevap veriyor:
-Sizinle önce güzel bir Fransız restaurantına gideriz,
yemek yeriz yanında nefis bir şarap içeriz arkasından bir bara gideriz kahve ve Fransız konyağı içeriz.
-Sonra? diye sorunca kadin,
-Eğer birbirimizden hoşlanırsak ya senin evine gideriz ya da benim evime gideriz beraber oluruz.
Kadın yine - -işte siz erkekler hep böylesiniz, ben de zaten bunun için intihar ediyorum,
seksten başka bir şey düşünmezsiniz siz- deyip Fransız'ın da elinden kurtuluyor ve tekrar düşmeye başlıyor.
Bu sefer yirminci katta bulunan bizim Temel tutuyor kadını- -Uyy hanımefendu neden intihar edeysinuz?
Kadın Temel'e:
-Peki ne yapayım intihar etmiyim de? diye soruyor.
Temel: -Önce bir paluk restoranına cideruz sizinle paluk yeruz rakı içeruz,
arkasından bir bara cideruz tekrar rakı içip muhabbet ederuz.
Kadın merakla,- -Eee peki sonra? deyince, Temel:
-Sonra ben sizu evinuze pırakirum, eğer istersenuz bana telefon numaranızı verirsinuz ben sizu ararım
ve daha sonra tekrar buluşup bir şeyler yaparuz..
Kadın heyecanla soruyor:
-Peki seks? Yani o gece birbirimizden hoşlanırsak seks yapmayacak mıyız? deyince..
Temel, - -Hassiktir ulan anlamaliydum zaten orospi olduğunu- deyip kadını aşağı atar.

PROPAGANDA

Temel secimlerde aday olmus, buyuk kalabaliga karsi konusma yapacak, hazirlanmis, kursuye cikmis. Cebindeki kagidi aramis bulamamis. Bunun uzerine secmenlere soyle seslenmis:
- Sevgili hemsehrularim, puraya celirkeen neler soyleyecegimu pir Allah pir de pen pileydum, simdi ise sadece Allah piliy.

-----

Bir İngiliz bir Alman bir de Temel sahilde güneşleniyorlarmış.
Alman birden ayağa kalkmış, deniz kenarına gitmiş, şortunu indirip aletini denize sokmuş.
Biraz bekledikten sonra: -Mm, suyun sıcaklığı 32 derece Celsius, demiş.
Diğer ikisi şaşırmışlar. Beş dakika sonra İngiliz ayağa kalkmış,deniz kenarına gitmiş,
o da şortunu indirip aletini denize sokmuş. Biraz bekleyip:
-Daha ayrıntılı konuşmak gerekirse suyun sıcaklığı tam olarak 32.3 derece Celsius, demiş ve gelip yerine oturmuş.
Temel altta kalır mı? Hemen o da ayağa kalkmış, deniz kenarına gitmiş, şortunu indirip aletini denize sokmuş.
Aradan Beş Dakika geçtikten sonra geri gelip yerine oturmuş. Diğer ikisi sormuşlar:
-EE,sen ne ölçtün? -Valla suyun sıcaklığını bilmem de derinliği 70 cm
Share:

Çok Ayıp Fıkralar

on  with No comments 
In ,  
.ARAK

Adamın biri vapura biner ve bulmaca çözen bir bayanın karşısına oturur.
Kadın bir yerde takılmıştır ve adama sorar: "Eee pardon beyefendi.
Bulmacama yardım edebilir misiniz?"
Adam: "Tabi buyurun sorun"
Kadın: "Kadınların çok hoşlandığı ve kullandığı bir şey, 5 harfli son 4 harfi "ARAK"
Adamın aklına kötü şeyler gelir tabi ama kurnazlık yaparak: "TARAK" der.
Kadın ise: "Aaa evet doğru, silginiz var mıydı?"

KAMYON ALTI

Delikanlı ile kız arkadaşı aganigi naganigi yapacak yer ararlar, bulamayınca da bir kamyonun altına girerler.
Bir süre sonra delikanlının omzuna bir el dokunur delikanlı bakar ki bir polis. Hemen toparlanır ve polis sorar;
"Ne yapıyorsunuz bakayım siz burada" Delikanlı soğukkanlı olmaya çalışarak:
"Hiiç kamyon tamir ediyordum" Polis:
"Bak oğlum der bu cümle ile 3 hata birden yaptın.
Birincisi; kamyon tamir edilirken yüz üstü değil sırt üstü yatılır,
ikincisi, alt taraf değil üst taraf çıkartılır, üçüncüsü, kamyon gideli yarım saat oluyor"

OTEL MÜŞTERİSİ

Temel, seyahate çıkmış. Uzun zaman evinden ayrı kalmış. Bir akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş.
Odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. Telefonu otelin sahibi açmış.
Temel, ne istediğini söylemiş:
"Bana bir fahişe bulup gönderin."
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. Otelin sahibi şaşırmış. Yanında duran karısına dönmüş:
"Demin gelen müşteri kadın istiyor..."
Otelin sahibinin karısı öfkeden deliye dönmüş:
"Terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. Hemen git o müşteriye ağzının payını ver..."
Otel sahibi, müşteriye ağzının payını verme fikrini pek tutmamış:
"Adama ne söyleyeceğim karıcım, bir terbiyesizlik eder, başım derde girer..."
Kadın çok sinirliymiş:
"Sen gitmezsen, ben gider söylerim..."
Ve, hışımla merdivenleri çıkıp Temel'in ağzının payını vermeye gitmiş. Kocası da aşağıda bekliyormuş. Yukardan gürültüler gelmeye başlamış.
Onbeş yirmi dakika sonra Temel aşağıya inmiş. Üstü başı yırtılmış, yüzü tırnaklanmış...
Otelcinin yanına gidip bir güzel çıkışmış:
"Ne biçim kadın göndermişsin be. İstemem diye tutturdu. Becerene kadar anam ağladı."
Share:

PAMUK PRENSES VE YEDİ CÜCELER (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Pamuk Prenses, cücelerin evine geldikten sonra 7 cüce, prensesin tüm gün ne yaptığını merak etmişler.
Sabahleyin evden çıkıp arka tarafa geçmişler ve arka arkaya dizilerek bir delikten içeriye bakmaya başlamışlar.
En öndeki prensesin ne yaptığını söylüyor, arkadakiler ise sırayla birbirlerine fısıldanıyorlarmış.
-"Prenses banyoya doğru ilerliyor" -"Prenses banyoya doğru ilerliyor" -"Prenses banyoya doğru ilerliyor"...
-"Banyoya girdi" -"Banyoya girdi" -"Banyoya girdi"...
-"Duşu açtı" -"Duşu açtı" -"Duşu açtı"...
-"Sabunu aldı" -"Sabunu aldı" -"Sabunu aldı"...
-"Sabunu düşürdü" -"Sabunu düşürdü" -"Sabunu düşürdü"...
-"Eğildi" -"Eğildi" -"Eğildi"
-"Kalktı" -"Benimki de" -"Benimki de" "Benimki de"...
Share:

çok ayıp fıkralar

on  with 1 comment 
In , ,  
ASLAN KAÇMIŞ

Ucakla bir ilin hayvanat bahcesinden, bir baska ile,
Aslan sevkediliyormus. Bir hava boslugunda aslanin
kafesi acilmis. Garibin karni da ac. Havayi koklaya
koklaya pit' e kadar gelmis.Kapiyi acmis.
Karsisina ilk gelene: "Seni yiyicem !" demis. Adam
gözleri fal kadar acilmis sekilde: "Ye, ye de aslan
kardes" demis " ama ben bu ucagin kaptaniyim.
Ucagi yönetiyorum. Beni yersen ucak düser.
Sen de ölürsün." Aslan düsünmüs. Kaptan hakli.
Onun yanindakine dönmüs: "Öyleyse seni yiyicem !"
demis. O adam da : "Aman aslan kardes" demis.
"Ben bu ucagin ucus mühendisiyim. Yollari,
frekanslari ben bilirim. Beni yersen yolumuzu
kaybederiz. Yakitimiz biter. Düser ölürüz. Sen de
ölürsün" Aslan düsünmüs bu adam da hakli.
Bu arada arkasinda bir ses duymus. Dönmüs.
Bakmis. Fistik gibi hostes. "Ama seni yiyicem,
artik" demis hostese. Hostes caresiz:
"Ye ! Ye de aksam kaptanla mühendis otelde seni ziksin."

HİŞŞŞT !

Çiftçi tavuklari için hiç yorulmayan bir horoz almak için pazara gider.
Pazarci : istediginiz herseyi bu horoz yapar, diye azgin mi azgin bir horoz satar bizim çiftçiye. Adam çiftlige döner ve horozu kümese koyar koymaz tüyler uçusur, gidaklama sesleri, feryat figan, çiftçi çok memnundur.
Ama horoz cok azgindir, sadece kumesi degil, çiflikteki hayvanlar, atlar, koyunlar, inekler vs. vs.
Adam memnundur ama bir yandan da endiselenir, horoz iki günde ölecek diye.
Horozu tutmaya çalisir ama nafile. Neyse der eve girer. Ertesi gün
bir bakar ki, horoz ayaklar havada, dili disarda kümesin önünde
pestil vaziyette yatiyor ve hatta tepesinde bir akbaba
uçusuyor.
Çiftçi kendi kendine : Ehh iste sana dedim geberecen diye,
seklinde söylenir.
Horoz, bir gözünü hafif açarak çiftçiye kisik
sesle homurdanir;
-Hissst! Akbabayi kaçirican sus!

100 ÜZERİNDEN 150

Jinekologun biri lanet olsun der ve doktorlugu birakir. Niyeti araba tamircisi olmaktir. Gider ve sendikanin sinavina girer. Sonuçta 100 üzerinden 150 alip gecer. Bunun üzerine bir sorusturma açilir.
Müfettisler hocaya sorarlar bu is nasil oldu diye.
Hoca;
- "Valla, yagi degistir dedim degistirdi. Filtreyi degistir dedim degistirdi. Bujileri temizle dedim temizledi.
Müfettis:
- "Iyi de neden 100 degil de 150 verdin?" Hoca:
- "Bunlarin hepsini egzozdan yapti !"

20 DAKİKA SONRA

Karanlik ve issiz parkta devriye gezen polis memuru bir agacin altinda park etmis olan arabayi görür ve sessizce yaklasir.
Ancak bu kez alismis oldugu manzara ile karsilasmaz. Gerçi, çogu zaman oldugu gibi, arabada genç bir kiz ve oglan vardir; ancak polisin düsündügü seyi yapmamaktadirlar. Oglan ayisiginda gazete okumaya çalismakta; kiz ise örgü örmektedir.
Düsündüklerinden dolayi utanan polis memuru, muhabbet olsun diye cama vurur ve arabaya girip konusmaya baslar:
- "Gençler, ne güzel bir gece, degil mi?. Siz de ne güzel, iki kardes oturuyorsunuz..."
- "Evet polis bey...Gerçekten güzel bi gece...Ama biz kardes degiliz ki..."
Polis killanir...
-"Kardes degil misiniz...
Sonra oglana sorar:
- "Sen kaç yasindasin bakiyim?..."
Oglan cevaplar:
- "19..."
Polis bu kez kizi isaret eder ve sorar:
- "Pekiii.... O kaç yasinda?..."
Oglan, sinsice siritarak cevap verir:
- "20 dakka sonra 18 yasinda olacak...."

80'LİK OLUNCA

Adam 80 yasina gelmis olan babasini huzurevine birakir. Bir hafta sonra da gidip ziyaret eder.
Halini, hatirini sorar:
"Nasilsin, baba? Iyi bakiyorlar mi sana burada? Bir seye ihtiyacin var mi?"
"Oglum, bu huzurevi cok guzel. Bana burada cok iyi bakiyorlar, her aksam yatmadan once bir bardak sutlu kakao bir de viagra veriyorlar.
Allah razi olsun, cok memnunum, hic bir seye ihtiyacim yok." der babasi.
Ziyaret sonunda adam hemen hemsireyi bulur.
"Hemsire hanim" der, "Babam birseyler anlatiyor. Yatarken bir bardak sutlu kakao bir de viagra veriyormussunuz, dogru mu?"
"Dogru" der hemsire. "Doktor beyin talimati.Sutlu kakao cabucak uyutuyor, viagra da yuvarlanip yataktan dusmesine engel oluyor"

DOYUMSUZ KUŞ

Lokantaya gelen adam, tek başına kocaman bir masa tutmuş ve yemeğine başlamış.
Adam çok az yiyor fakat omzundan kalkıp uçan kuş masadaki her şeyi silip süpürüyormuş.
Masa tekrar kuruluyor fakat kuş yine her şeyi yiyormuş.
Buna çok şaşıran garsonlar sebebini sormuş.
Adam anlatmaya başlamış: "Çok uzun zaman önce bir cin benden 3 isteğimi sordu.
Ben ilk olarak bol para istedim. Gerçekten çok param oldu.
İkincisi ise çok kadındı. Bu da gerçekleşti. Üçüncü isteğim ise doyumsuz bir kuştu. Yanlış anladı yav"
Share:

13 Ekim 2010 Çarşamba

Başkası Vurmuştur (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
85 yaşında bir adam doğum hanenin kapısında
beklemektedir.
Doğum haneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra yaşlı adama sorar:

D-"içerde doğum yapan bayan yakınınız mı?"

A-"Evet, eşim."

D-"Ama bayan 25 yaşlarında..."

A-"Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?"

D-"Yoo, aklıma benim dedem geldi de."

A-"Nesi varmış dedenizin?"


D-"Kendisi av meraklısı idi. sürekli ava çıkardı.
Ancak yaşlanınca zorlanmaya başladı. Bir gün ava çıkacakken kendisini
uyardık, aman yapma dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye.
Kendisi Israr etti ve hazırlandı. E, tabi yaşlılık,
çıkarken tüfek yerine baston aldı eline.
Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol
yürüdükten sonra bir geyik gördük. Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu omzuna
koydu, doğrulttu ve
geyiğe bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü..."

A-"Olur mu, başkası vurmuştur onu."

D-"Ben de onu demeye çalışıyorum işte...
Share:

yanık (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Temel ile Dursun Amerikada itfaiye teskilatina girerler, yangin ihbari alinir. Cok katli bir binada yangin cikmistir. Itfaiyeci merdiveni calismaz ... Temel yukari cikar. Dursun asagida kalir, Temel
asagida bekleyen Dursunun kucagina cocuklari atmaya baslar. Temel atar, Dursun tutar, kaldirima koyar. Bir cocuk, iki cocuk, uc cocuk, derken besinci zenci cocuktur .. . Temel birakir, Dursun yakalamak icin kollarini acmaz. Cocuk paat yerde. Bir zenci cocuk daha... Dursun yine tutmaz. Cocuk paat gene yerde.. Bir zenci cocuk daha atınca Dursun yukari bagirir : Yaniklari atma, yaniklari atma...
Share:

Tayyip ile Bush (fıkra)

on  with No comments 
In , ,  
Tayyip ile Bush ilk bulusmalarinda
birbirlerine hava atarlar. Bush
Tayyip'e "bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz" der.
Tayyip altta kalmaz ve o da "bizdeki teknoloji çok farkli,
partimizin bütün elemanlari 100 metreyi 3 saniyede kosmayi
beceriyor" der.
Türkiye' ye döndügünde Tayyip'i bir düsünce alir.
Danismanlarini çagirir, ve attigi palavrayi anlatir.
"Haftaya Bush geliyor, yalanimiz ortaya çikarsa ne
yapariz?" diye sorar. Danismanlardan biri hemen cevap verir:
"Onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?"
"Hayir sormadik."
"O halde hiç korkmayin baskanim,
alin Bush'u Anitkabire götürün. Atatürk'ü diriltmesini isteyin.
Diriltemezse o rezil olur.
Yok eger diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz.
Share:

Sıra Beklemesek (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Vezirler huzura çıkmışlar:
- Padişahım, hazinede para kalmadı.Yeni vergilere ihtiyacımız var,
diyerekten...
Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşımış,
- Eeee! Ne vergisi koyalım?, demiş..
- Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar!
Padişah,
- Tamam, demiş.
Aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine:
- Tepki var mı?
- Hiç bir tepki yok!
- İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe
alsın!
Aradan bir süre geçmiş, Padişah:
- Var mı şikayet?
- Yok!
Halkının tepkisizliğine kızan Padişah, gürlemiş:
- Köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni becersin!
Aradan birkaç gün geçmiş, hala bir tepkinin olmamasına içerleyen Padişah,
çağırmış vezirlerini,
- Köyün birine gidelim. Halkı dinleyelim hele bir, demiş.
Gitmişler köye, Padişah sormuş:
- Var mı şikayet?
Ses yok. Padişah:
- Var mı şikayet? Konuşun yoksa, taş üstünde taş, omuz üstünde baş
bırakmayacağım, diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş:
- Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..
- Eeee!, demiş Padişah bir umutla...
- Akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, bir adam daha koysanız...
Share:

Sevişmenin Tarifi (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Çocuk: Baba, sevismek neden eglencelidir?
Baba: Sevismek sana ayni, parmaginla burnunu karistirmak gibi bir duygu verir,bu yüzden çok zevklidir.
Çocuk: Peki kadinlar neden erkeklerden daha çok zevk alirlar?
Baba: Burnunu karistirdiginda burnun mu yoksa parmagin mi daha mutlu olur?
Çocuk: O zaman kadinlar neden tecavüze ugramaktan bu derece nefret ederler?
Baba: Tecavüze ugramak, yolda yürürken birinin gelip Burnunu karistirmasi gibidir. Bu hosuna gider miydi?
Çocuk: Hmm.. Kadinlar neden adet günlerinde seks yapmazlar?
Baba: Burnun kanarken burnunu karistirir misin? Onun gibi bisii.
Çocuk: Erkekler neden sevisirken prezervatif takmaktan hoslanmazlar?
Baba: Elinde eldiven varken burnunu karistirmaktan zevk alir misin oglum?
Çocuk: Baba, sana ooohaaaa demek istiyorum, süpersin yaaa!
Share:

Sadece Sarılmak (fıkra)

on  with No comments 
In , ,  
Karı-koca yatağa giriyorlar, tansiyonlar yülseliyor, sevişmeye hazırlanıyorlar.
Ancak kadın durup dururken, "Dur, canım istemiyor, sadece bana sarıl" diyor.
Adamcağız, "Neden?" diyor.
Karısı: "Bir kadın olarak sevgi ihtiyaçlarımı anlamıyorsun" diyor
Adam, sevişemeyeceklerini anlıyor ve kadının istediğini yapıyor.
Ertesi gün adam, karısını çok güzel bir mağazaya götürüp, alışveriş yapıyor.
Kadın, 3 tane pahalı kıyafet deniyor ama karar veremiyor.
Adam, karısına hepsini almasını söylüyor. Sonra, $200'dan 3 çift ayakkabı da alıyor..
Sonra, pırlanta küpeler alıyor. Kadın heyecanlanıyor, mutlu oluyor..
Kocasının delirdiğini düşünüyor ama umurunda değil, pırlanta kolye de alıyor.
Kocası, "Kolye sevmezsin sen ama bunu beğendiysen, alabilirsin" diyor.
Kadın zıplıyor, yerinde duramıyor mutluluktan. "Hazırım, kasaya gidelim" diyor kadın.
Kocası: "Hayır, hayır, hayır bunları satın almayacağız ki" diyor.
Karısının yüzü bembeyaz oluyor.
Kocası: "Tabi almayacağız, bunlara sadece sarılmanı istiyorum"
Share:

İşte Kadın Zekası (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar.
İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur.
Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:

"Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı.
Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der.

Müthiş heyecanlanan adam: "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir şaşkınlıkla.

"Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret.
Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır.
Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar:

"Sen içmeyecek misin?"

Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"
Share:

11 Ekim 2010 Pazartesi

İMAM VE BEKÇİ (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Kasabanın birisinde çapkınlıklarıyla ünlü imam ve bekçi varmış. O kadar
zampara imişler ki, uçan dişi sineği bile götürüyorlarmış. Bir gün
kasabaya, mesleğinin baharında genç, idealist bir doktor bey atanmış. Genç
doktor, hem yakışıklı hem de çok parlak kız gibi bir şeymiş. Doktoru gören
bekçi ile imam, birbirleriyle iddiaya girmişler. Doktoru önce kim götürürse
iddiayı o kazanacakmış. Günlerden bir gün, akşam üzeri kasabanın bekçisi
doktorun
muayenehanesine gitmiş. Doktora rahatsızlığını söylemiş. Doktor, bekçinin
üzerini çıkartıp, sedyeye uzanmasını söylemiş. Bekçiyi muyene etmeye
başlamış. Elini bekçinin kırtına ve göğsüne sürerken bekçi doktorun elini
nazikçe tutmuş;

BEKÇİ:"Doktor bey sana birsey söylemek istiyorum"
DOKTOR:"Söyle bakalım"
BEKÇİ:"Ben senden hoşlanıyorum. Mümkünse seni bir kere yapmak istiyorum"
DOKTOR:"Hay hay neden olmasın. Biz hastalarımızın her türlü ihtiyacını
karşılamak için görev yapıyoruz."
DOKTOR:"Yalnız, şimdi akşamüzeridir, insanlar işten çıkmıştır,
muayenehaneme uğrayabilirler, sen şu pencereden bir bak bakayım sokak sakin
mi,yakalanmayalım." der.

Pencereler yukarıya doğru açılıp altan mandallanan pencerelerdenmış. Bekçi
pencereyi yukarıya doğru kaldırıp başını dişarı çıkartıp sokağa bakmaya
başlamış. Tam bu sırada doktor pencerenin mandalını çevirerek pencereyi
kapatmiş ve bekçinin başı dışarıda kalacak şekilde bekçi sıkışmış. Doktor
bekçinin arkasına geçip pantolonunu indirmiş ve başlamış gidip gelmeye.
Doktor gidip geldikçe bekçinin ağzındaki düdük "düüürt düüürt" diye
ötüyormuş. Tam bu sırada sokaktan geçmekte olan imam efendi;

İMAM:"Hayırdır bekçi efendi, o pencerede ne işin var"
BEKÇİ:"Bakıyorum asayiş berkemal mı?"
İMAM:"Sen onu benim külahıma anlat. Ben dün gece sabaha kadar o pencerede
ezan okudum" demiş.
Share:

Çocuklara isim koymak (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Amerika'da mahkemede yargıç, tanık kadına kaç çocuğu
olduğunu sordu.
Kadının "on" demesi üzerine ise, on çocuğunun da
adlarını sırayla söylemesini istedi.
Tanık kadın, yargıcın dediğini yaptı ve on
çocuğunun da adlarını yaş sıralarına göre söyledi:
David, David, David, David, David, David, David, David,
David,
David...
Yargıç bu kez merakla sordu:
On çocuğunuzun onunun da adları David mi?
Kadının "Evet" yanıtından sonra ise daha da meraklanarak
yeniden sordu:
Peki çocuklarınız bahçede oynarken onları içeri nasıl
çağırırsınız?
Kadın bu soruyu gülümseyerek yanıtladı:
Ben yüksek sesle bir kez 'David' diye bağırırım, bir anda
onu birden eve gelir.
Yargıç yine meraklandı:
Peki, yemeğe nasıl çağırırsınız onları?
Tanık kadın yine gülümsedi:
Yüksek sesle bir kez, 'David yemek hazır... Haydi
sofraya' derim,
çocuklarımın onu birden sofrada yerlerini alırlar...
Yargıç merakını bir türlü giderememişti.
"Peki..." diye sordu bir kez daha.
İçlerinden yalnızca birine bir şey söylemek
istediğinizde ne yapıyorsunuz?
Tanık kadın bu soruyu da kolaylıkla
yanıtladı:
"O zaman soyadlarıyla çağırırım...
Share:

cin (fıkra)

on  with No comments 
In , ,  
Kapı vurulur ve bir erkek kapıyı açar.  Kadın:\"iyi günler az önce camınız kırıldı ve bunu yapan benim çocuğum, lütfen özrümü kabul edin ne kadar masrafı varsa ödemek istiyorum\" der. Adam:\"hiç sorun değil çocugunuz camı kırdı ve içeri giren top değerli bir vazoya çarptı ve o da kırıldı\" kadın daha fazla üzülür ve içeri girdiğinde gerçekten bir vazoyu kırılmış görür. Kadın: \"Çok üzgünüm bununda masrafını ödemek istiyorum\" der. Adam: \"Hiç önemli değil aslında çok büyük bir iyilik
yaptınız bana\" Kadın merakla:\"ama camınız ve değerli bir vazonuz kırıldı nasıl olur\" der. Adam:\"hanfendi ben bir cinim ve 100 bin yıldır o vazoda hapis kalmıştım, çocuğunuz sayesinde özgürlüğüme kavuştum, dileyin benden ne dilerseniz\" der. Kadın sevinçle:\"ayy ne desem güzel bir malikane istiyorum hem de Paris\'te.\" Adam bir kısa telefon konuşması yapar ve: \"tamam hanfendi isteğiniz oldu, dilediğiniz zaman gidebilirsiniz yeni evinize\" der ve \"ya ikinci ileğiniz?\" diye sorar... Kadın:\"çok lüks kıyafetler
istiyorum\" Adam kısa bir telefon konuşması yapar ve: \"armani, versace ve dkny\'de kıyafetleriniz hazır alabilirsiniz\" der ve üçüncü isteği sorar. Kadın:\"en değerli mücevherleri istiyorum\" der.. Adam bir telefon konuşması sonrası :\"ok bvulgari ve tiffany\'den dilediğiniz mücevherleri alabilirsiniz \" der. Kadın havalara uçmuştur ve adam:\"yalnız bende birşey rica etsem sakıncası olur mu?\" diye sorar. Kadın merakla:\"nedir?\" Adam:\"biliyorsunuz 100 bin yıldır bu vazodayım, kaç zamandır bir kadın yüzü görmedim acaba bir gece benimle olur musunuz?\"
diye sorar.. Kadın biraz düşündükten sonra:\"neden olmasın?\" der ve sabaha kadar birlikte olurlar... Sabah uyandıklarında adam:\"güzel hanfendi acaba kaç yaşında?\" diye sorar, Kadın:\"32\" der. Adam da: \"VAY BE BU YAŞTA HALA CİNLERE İNANIYORSUNUZ......
Share:

Büyünün Yapamadığı (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Adamın biri ıssız bir adaya düşüyor.
Tesadüf bir lamba cini buluyor. Cin adamın isteğini soruyor.
Adam "Burada canım sıkıldı, bana buradan Miami'ye kadar yol yap" diyor.
Cin bunun üzerine, "Yapabilirim ama şimdi binlerce kilometre yol.
Denizi doldur, asfalt dök, uzun iş bu olmadı başka birşey iste" diyor.
Adam da "Tamam ben hep bir kadın nasıl düşünür, nasıl hisseder bunu öğrenmek isterdim.
Bunu bana anlat" diyor.

Cin bunun üzerine "Yol tek şerit mi, çift şerit mi olsun?" diyor.
Share:

8 Ekim 2010 Cuma

BAŞ AĞRISI (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk hayatı çekilmez, bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.

Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine;

" - Size bir iyi bir de kötü bir haberim var." der doktor.

" - Doktor önce iyi haberi duymak istiyorum."

" - Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."

" - Peki kötü haber nedir doktor bey?"

" - Çok nadir görülen bir durum..söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor. Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı sizde dayanılmaz, bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu erkeklik organınızı almak."

Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine sorar;

" - Ne yapsam acaba. Erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım. Kimin için yaşarım. El içine nasıl çıkarım!"

Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir. Hastaneden taburcu olduğunda;

" - Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder. Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir başlangıç yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir.

Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır gözleri. " - İşte tam aradığım takım elbise!" der ve dükkana girer.

Tezgahtara; " - Yeni bir takım elbise istiyorum" der.

Tezgahtar Joe'yu söyle tepeden tırnağa bir süzer ve;

" - Bir bakalım. 44 beden!" der.

Joe gülerek;

" - Kesinlikle doğru, nerden anladınız?"

" - Bu benim işim."

Joe takım elbiseyi dener. Üstüne cuk diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken tezgahtar sorar;

" - Yeni bir gömlekde ister misiniz?"

Joe bir kaç saniye düşündükten sonra;

" - Elbette" der.

Tezgahtar Joe'ya şöyle bir bakar;

" - Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka."

Joe şaşırır;

" - Kesinlikle doğru nerden anladınız?"

" - Bu benim işim!"

Joe gömleği giydi. Evet gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken tezgahtar sorar;

" - Yeni ayakkabıya ne dersiniz?"

" - Evet lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım"

Tezgahtar Joe'nun ayaklarına bakarak;

" - Evet...9-1/2... E."

Joe iyiden iyiye afallar;

" - İnanamıyorum bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız? Vallahi bravo!"

Tezgahtar; " - Efendim. Bu benim işim."

Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar cillop gibi oturur ayaklarına. Şöyle dükkan içerisinde bir tur atarken tezgahtar sorar;

" - Beyefendi vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka veriyim ben!"

Joe aynaya bakarak;

" - Heyt ulan be façayı o biçim düzdüm." diye içinden geçirir ve

" - Evet bir de şapka bakayım kendime!" der tezgahtara. Tezgahtar Joe'nun kafasına bakarak; " - Eveeeeet...7-5/8."

Joe dumur üstüne dumur yaşamış bir şekilde tezgahtara;

" - Evet..doğru..nerden bildiniz?" diye sorar.

Tezgahtar iyiden iyiye havaya girmiş bir şekilde;

" - Bu benim işim efendim" der.

Şapka da süper oturmuştur kafasına.

" - Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye düşünürken tezgahtar yine sorar;

" - Size bir tane de don verelim efendim"

" - Joe bir kaç saniye düşünür ve;

" - Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der.

Tezgahtar geri adim atarak "Eveeeeet..36 beden!"

Joe gülerek; " - İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum!" der.

Tezgahtar kafasını sallayarak;

" - Hayır..size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur!..."
Share:

at gibi (fıkra)

on  with No comments 
In ,  
bir atla bir tavuk varmis...
bir suru diger hayvanlarla birlikte bir ciftlikte mutlu bir hayat surerlermis...
Birgun atla tavuk derekenarindaoynarlarken, at birden batakliga adim atmis ve bataklik ati iceri cekmeye baslamis..
tavuga "bana yardim "eeeeet"diye seslenmis.Tavuk bunun uzerine kosa kosa ciftlige gitmis,
ciftcinin BMWsine atladigi gibi bataklik kenarina gelmis....
bagajdan bir ip cikarmis,bir ucunu BMWnin arkasina baglamisbir ucunu da dugum yapip atin ayagina dogru firlatmis,
ve arabayi calistirmis..... araba ilerledikce at batakliktan yavas yavas karaya cikmis,
ve tavuga "sana hayatimi borcluyum canim dostum"diye tesekkur etmis...
Birkac gun sonra, at bir gun dere kenarinda su icerken tavugun cigliklarini duymus...
Basini kaldirmis bir de ne gorsun, bu sefer de tavuk batakliga dusmus cirpiniyor hem de bogazina kadar batmis.
At once etrafina bakmis, ne ip var ne bisey, zaten BMW'yi de ciftci almis sehire gitmek icin.
Ne yapsin? At derin bir nefes almis ve bacaklarini iyice aralayarak batakligin kenarina gelmis,
kocaman organini tavuga uzatmis:hadi dostum sana uzatiyorum iyice asil ve seni kiyiya cekeyim". >
Ve tavuk atin seyine asilmis, yavas yavas at onu kiyiya cekmeyi basarmis.
Tavuk ona mutlulukla gulumsemis:iste simdi sen de benim hayatimi kurtardin dostum"....
Peki bu hikayenin anafikri nedir?
"At kadar seyiniz varsa etraftaki pilicleri toplamak icin bir BMW ' ye ihtiyaciniz yok"
Share:

(fıkra)

on  with No comments 
In ,  
Tanrı eşeği yarattı ve ona dedi ki: "Sen bir eşeksin.
Sabahtan akşama kadar yorulmadan, yakınmadan calışacaksın ve ağır yükleri sırtında taşıyacaksın.
Ot yiyeceksin, az akıllı olacaksın ve 50 yıl yaşayacaksın".
Eşek cevap verdi: "50 sene böyle bir hayat icin çok çok fazla, lütfen bana 30 yıldan fazla verme!" ve böyle oldu...

Sonra Tanrı köpeği yarattı ve ona dedi ki: "Sen bir köpeksin.
İnsanların mallarını koruyacaksın, onların en yakın dostu olacaksın.
Geriye kalan artıkları yiyeceksin ve 25 yıl yaşayacaksın."
Köpek cevap verdi: "Tanrım, 25 yıl böyle yaşamak çok fazla. Bana 10 yıl ver yeter" ve böyle oldu...

Daha sonra Tanrı Maymunu yarattı ve dedi ki: "Sen bir maymunsun.
Ağaçtan ağaca salınacak ve bir aptal gibi davranacaksın. İnsanları eğlendireceksin ve 20 yıl yaşayacaksın".
Maymun cevap verdi: "20 sene dünyanın palyaçosu olarak yaşamak çok fazla. Bana 10 seneden fazla verme". Ve böyle oldu...

En sonunda Tanrı erkeği yarattı ve ona dedi ki: "Sen bir erkeksin.
Dünyada yaşayacak tek rasyonel düşünen canlı olacaksın. Diğer yaratılmışlara zekanı kullanarak hükmedeceksin.
Dünyayı yöneteceksin ve 20 yıl yaşayacaksın." Erkek cevap verdi: "Tanrım, erkek olmak için 20 yıl yetmez.
Lütfen bana eşekten artan 20 yılı, köpekten artan 15 yılı ve maymunun 10 yılını ver."

Tanrı bunu kabul etti ve erkek 20 yıl erkek olarak yaşadı sonra evlendi
ve 30 sene eşek olarak sabahtan akşama kadar çalıştı ve ağır yükler taşıdı.
Sonra çocukları oldu ve 15 yıl köpek gibi yaşadı, evi korudu, aileden artanları yedi.
Sonra ilerleyen yaşında 10 yıl maymun olarak yaşadı.
Aptal gibi davrandı ve torunlarını eğlendirdi. Bu bugüne kadar böyle geldi...
Share:

başlıksız fıkra

on  with No comments 
In  
18 yaşındaki kız, annesine iki aydır adet görmediğini söyler.
annesi, çok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider ve sonuçlar kızın
hamile olduğunu gösterir.anne çıldırmıştır, bağırır çağırır ve
bunu yapan hangi domuz? bilmek istiyorum" der. kız telefon acar ve yarım
saat içinde bir ferrari evin önünde durur, içinden hafif kırlaşmış saçları
ve çok pahalı bir elbisenin içinde manyak yakışıklı
bir adam iner ve kapıdan içeri girer.
anne baba ve kızla beraber otururlar.
delikanlı, "kızınız durumu anlattı" , "kişisel durumumdan
dolayı kızınızla evlenemem" , "ancak tüm sorumluluğu alıyorum" "eğer bir kız
çocuğu doğarsa annesine bir ev, bir yazlık villa ve milyon dolarlık bir banka
hesabi, eğer bir erkek çocuk olursa bir kaç fabrika ve bir milyon dolarlık bir hesap, eğer ikiz doğarsa her ikisine de 500 bin dolarlık hesap ve bir fabrika vereceğim" der.
ancak düşük olursa.o zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça
adamın omzuna koyar ve
"o zaman tekrar denersin evladım".
Share:

"about me" kısmınıza yazabileceğiniz alternatifler

on  with No comments 
In  
Papatya falinda sevmiyo çikinca sapinida sayma densizligine basvurmam, gizli no ile çagri atmanin mantigi ne olabilir hiç anlamam, buraya çöp döken esektir yazan yere çöp yada moloz dökmem, sofra toplanirken hala kiyidan köseden biseyler daha tikinma telasina düsmem , ooof off kömür gibi yanmam oooof offf ben derdimi bilmem , zeytinyagli yiyemem aman basmada fistan giyemem aman, elimdeki bes benzemezle rest çekmem,çamasir asarken beklemedeki mandallari agzimda beklemeye almam, asla beyaz iç çamasiri giymem, dolmusa göstere göstere tek kisi binipte parayi uzatirken surdan bi kisi demenin mantigini bi türlü kavrayamam, tozlu araba camlarina beni yika yazmam,tosun bey in yazdiklarini okumam, bugulu camlara kalp çizmem, yesil mercimek yemem, yüksek yüksek tepelere ev kurmam, asri asri memlekete kiz vermem, asla yerli dizi izlemem, sevgilim beni terkettin allah tependen baksin türü sarkilar dinlemem,geçerken ugramam, asiye nasil kurtulur hiç bilmem,cola veya bira içtikten sonra kutusunu yamultup top oynamam, sarampole yuvarlanmam, gevrek yerken acikli acikli etrafima bakmam,sapkadan tavsan çikarmam, toplu tasima araçlarinda yaslilara yada bayanlara yer vermemek için kitap okuyo yada uyuyo numarasi yapmam , cebimde akrep beslemem, gördügüm düsü hayra yormam, burnumu sildigim mendilin açip içine bakmam, beni getiren leyleklere vefa borcumu hiçbir zaman unutmam , yürüyen merdivende yürümem, adamin birinin basrolde oldugu fikralardan anlatmam, önümüzdeki maçlara bakmam, cinayet masasinda yemek yemem, ssk+yol+yemek ÿÿ= ne çok merak etmem, kendi kendine konusanlara deli demem, hapsurunca bur numdan firlayan sümükleri geri içeriye çekmeye ugrasmam, üst geçitin altindan geçmem,dondurma yalarken bana bakarak biyik burkan bir yurttas görürsem orda bi saniyem bilem durmam, tirnaklarimi yemem hatta içmem, bruce banner hulk..a dönüsürken neden bütün giyisileri paramparça olurda mor donuna bi halt olmaz akil fikir erdiremem, 19:00 denipte 18:50 de yayinlanan anahaber bültenlerini izlemem,burnumdan kil aldirmam,çamasir yikarken beyazlari ve renklileri ayirmam, kalan son küp sekerleri toz seker sekerliginin içine atmam,sinemada filmi birakip milletin ense trasini izlemem, muradina ermis bi sabreden dervis tanimam,sögüt dalina yuva yapmam,portakali soymam basucuma koymam,eldivene eldiven diyoruzda çoraba neden ayakdiven demiyoruz hiç bilmem..vs..vs..vs..
Share:

Diplomat nasıl olunur dersi

on  with No comments 
In  
*Kibris sorunu bir aritmetik toplama islemi degildir*


*1979'da BM Guvenlik Konseyi toplantisinda Turkiye her zamanki **gibi Kibris
Rumlarina GKRY *
*(Gu­ney Kibris Rum Yönetimi) *
*diye hitap ediyordu.
*
**
*Rum temsilci Mavromatis buna kizdi.
"150 BM uyesi bizi Kibris Cumhuriyeti olarak taniyor. Sizin tanimamaniz
onemli degil" dedi.
*
*Buna rahmetli buyukelci Orhan Eralp'in o muthis ingilizcesiyle verdigi
cevap:

* *"Kibris sorunu bir aritmetik toplama islemi degildir. *
*Bir cebir denklemidir.
Bu denklemin 'x'i de Turkiye'dir.
Tum dunya sizi tanisa bile Turkiye sizi tanimadikca bu denklem **cozulemez.
Simdi kendinize isterseniz *
*"Kibris Rum Imparatorlugu' bile diyebilirsiniz".*
*
(Salonda gulusmeler)
Share:

7 Ekim 2010 Perşembe

Burçlar

on  with No comments 
In  
KOÇ (21 Mart - 19 Nisan)

Yönetici Gezegeni: Mars
Element: Ateş
Nitelik: Öncü
Uğurlu Sayıları: 1-9
Gün: Salı
Uğurlu Taşı: Yakut
Renk: Kırmızı
Tarot kartı: İmparatır
Hayvan: Koyun
Bitki: Itır,hanımeli,pars zambağı
Kıymetli Taş: Elmas
Kıymetli Maden: Demir

Olumlu Yanları: Öncülük ve macera ruhu. Girişkenlik. Adam yönlendirme. Hedef belirleme özelliği. Yüksek Enerji. Engelleri aşabilme yetişi. Sınırlamalardan nefret. Liderlik. Dürüstlük. Hazır cevaplık. Canlılık.

Olumsuz Yanları: Egoizm. Kararları yıkmak. Kendini öne sürmek, ileri-ye çıkartmak. Alaycı, isyankar. Sabırsız. Saldırgan. Hiddetli. Ani çıkışlar

Koç Burcu Kadını Genel Özellikleri

Koç burcu kadını hareketli, konuşkan ve girişimci yapısıyla dikkat çeker. Oldukça da esprilidir. Alımlı,atletik yapılı ve narindir. Eleştirmeyi ve hoşlanmadığı şeyleri mutlaka dile getirir. Toplum içerisinde cazibe ve farklılığıyla dikkat çeker.

Koç kadını iş hayatında oldukça hırslı ve idealisttir. Aklına koyduğunu mutlaka gerçekleştirmek ister ve çizdiği yolda hiç şaşmadan ilerler.Zamanı kullanmayı iyi bilir ve çalışkandır. Koç kadını özellikle içten ve sempatik tavırlarıyla arkadaş çevresinde aranan eğlenceli bir dosttur. İçten içe biraz tedirgin ve huzursuzdur. Kendisini fazlasıyla tenkit eder ve hep bir yarış içerisindeymiş gibi kendiyle çok uğraşır. Dostlarına ve sevdiklerine çok önem verir ve fazlasıyla fedakardır.

Duygusal yapısı oldukça hassas olduğu için olumsuz tenkitler onu fazlasıyla kırabilir. Evine ve ailesine çok düşkündür ve bu konuda da her konuda olduğu gibi mükemmeliyetçidir.

Sürekli hareketli olmayı seven Koç burcu kadını boş zamanlarında da sosyal aktivitelerde bulunmak, spor yapmak ve dostlarıyla vakit geçirmekten çok keyif alır.


Koç Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Koç burcu erkeği kendine güvenen, hareketli ve enerjik yapısıyla toplum içinde fark edilir. Otoriterdir ve otorite kurmaktan keyif alır. Dik başlıdır ve hata yaptığında bunu kabul etmek istemez ve bencil davranışlar sergiler.

Koç burcu erkeği özgürlüğüne fazlasıyla düşkündür. Dostları ve arkadaşları için yapmayacağı şey yoktur. İnsanlara yardım etmeyi ve onların sorunlarını paylaşmayı sever. Cömerttir ve maddi anlamda da özgür olmayı sever. Kendi işini kurmak ve yürütmek onlar için çok daha caziptir.Başkalarından emir almaktan hoşlanmaz.

Koç burcu erkeği incindiği zaman oldukça kırıcı olur ve sözünü sakınmaz. Tenkitçidir, sert bir dille eleştirebilir. Ev hayatına ve ailesine oldukça düşkündür, fakat dışarıdaki hayatını da fazlasıyla sever. Bu onun yerinde duramayan hareketli yapısından kaynaklanmaktadır.Daima kendini evinde huzurlu ve rahat hissetmek ister.

--------------------------------------------------------------------------------
BOĞA (20 Nisan - 20 Mayıs)


Yönetici Gezegeni: Venüs
Element: Toprak
Nitelik: Sabit
Uğurlu Sayıları: 6-4
Gün: Cuma
Uğurlu Taşı:Zümrüt
Renk: Pastel mavi,lila
Tarot kartı: İmparatoriçe
Hayvan: Boğa
Bitki: Elma,selvi, menekşe, gelincik
Kıymetli Taş: Topaz
Kıymetli Maden: Bakır

Olumlu Özellikleri: Pratik, güvenilir. Uyumlu, tahammüllü, güçlü değer yargıları var. Kararlı. Sanata ve güzelliğe düşkün. Güçlü istekleri var. Sıcak kanlı. Para sahibi olur. Duygulara önem verir.

Olumsuz Özellikleri: Tembel. Kendine düşkün. Statik. Sıkıcı. Yeterince esnek değil. Orijinalite eksikliği, inatçı. Alıngan.

Boğa Burcu Kadını Genel Özellikleri

Boğa burcu kadın sessiz, sakin ve mağrur duruşuyla dikkat çeker. Gerçekçi ve otoriter bir tavrı vardır. Girdiği ortamlarda hal ve tavırlarıyla dikkati çeker. Hırslıdır ve düşlediği bir şeye ulaşmak için elinden geleni yapar. Alışkanlıklarına bağlıdır ve sadakatsizlikten hoşlanmaz.

Boğa burcu kadını duygusal açıdan oldukça hassas ve kırılgandır. Birine değer verdiği zaman onun için daima elinden geleni yapar.Sadakatsizlikten hoşlanmaz. Dışarıdan soğuk görünmekle beraber, yumuşak kalplidir. Çalışkandır ve bir işe başladığı zaman sonuna kadar o işi götürür.

Boğa burcu kadını maddi rahatlığa fazlasıyla önem verir. Fakat giriştiği işlerde kendini çok fazla riske atmayı sevmez. Merhametlidir ve yardımseverdir. Gönül ilişkilerinde onun için sevgi ve saygı çok önemlidir. Tekeşlidir ve sadık bir eş olur. Boş zamanlarında yemek yapmayı, müzik dinlemeyi ve el sanatlarıyla uğraşmayı sever.

Boğa burcu kadını evine düşkündür. Huzursuzluktan hoşlanmaz. Hediye almaktan fazlasıyla hoşlanırlar


Boğa Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Boğa burcu erkeği inatçı, çalışkan, hareketli ve sakin yapısıyla dikkat çeker.Bu sakin görünüşünün altında oldukça hareketli bir insan vardır. Kızdığı zaman oldukça inatçı olur ve hiçbir şekilde düşündüklerinden ödün vermez.

Boğa burcu erkeği evine bağlıdır ve uyumlu bir eştir. Aynı zamanda çocuklarıyla arasında sıcak bir bağ vardır ve iyi bir babadır.Bir o kadar da sert ve disiplinlidir. İşlerine fazlasıyla düşkündür. Başladığı bir işi sonuna kadar devam ettirir.

Fiziksel anlamda yapılı ve sağlıklı bir görünüm içindedir,ancak boyun bölgesi en zayıf bölgesidir. Sağlığına dikkat etmesi gerekir. Çünkü göründüğünden çok daha hassastır.

Boğa burcu erkeği karşı cins tarafından oldukça beğenilir. İlişkilerinde sadıktır ve her anlamda fedakardır. Lüksten ve konfordan fazlasıyla keyif alır. Cömerttir, fakat savurgan değildir. En sadık dostlar boğa burcu erkeklerinden çıkar.

-------------------------------------------------------------------------------
İKİZLER (21 Mayıs - 21 Haziran)

Yönetici Gezegeni: Merkür
Element: Hava
Nitelik: Değişken
Uğurlu Sayıları: 5-9
Gün: Çarşamba
Uğurlu Taşı: Akik
Renk: Sarı,portakal rengi
Tarot kartı: Aşıklar
Hayvan: Parlak renkli kuşlar ve kelebekler
Bitki: Fındık,ceviz,lavanta,inci çiçeği
Kıymetli Taş: Turmalin
Kıymetli Maden: Cıva

Olumlu yanları: Uyumlu, entelektüel, çabuk kavrayan, mantıklı, konuşkan, canlı, sempatik, yeniliklere açık. Aynı anda bir kaç işi birden yapabilen

Olumsuz yanları: Değişken, güvenilmez, iki yüzlü, kararsız, yüzeysel, dedikoducu, huzursuz, havai


İkizler Burcu Kadını Genel Özellikleri

İkizler burcu kadını neşeli, enerjik ve hareketli yapısıyla dikkat çeker, fakat bir o kadar da kararsızdır ve sürekli fikir değiştirir. İkizler burcu kadını pratik, akıllı ve çekicidir. Fakat bir ikizler kadınını anlamak çok zordur. Çünkü sürekli bir değişkenlik içerisindedir.

İkizler kadını tez canlıdır ve hareketli yaşamayı sever. Özellikle seyahat etmek, yeni yerler görmek ve yeni insanlarla tanışmak ona çok büyük keyif verir. Farklılıktan hoşlanır.

İkizler kadını birden fazla işle aynı anda uğraşabilir. Kendisine vakit ayırmaktan fazlasıyla keyif alır.İlgiden çok hoşlanır ve fazlasıyla iyi niyetlidir. Maddi konuda bağımsız olmaktan hoşlanır.Kısıtlanmaktan ve özellikle emir almaktan hoşlanmaz.
Hayal kurmayı çok sever ve daima iyi şartlarda yaşamak için uğraşırlar. İkizler kadını akıcı ve etkili konuşması ve ikna kabiliyetiyle fazlasıyla dikkat çeker ve iyi bir dosttur. İkili ilişkilerde oldukça fedakar ve iyi bir partnerdirler.


İkizler Burcu Erkeği Genel Özellikleri

İkizler burcu erkeği zeki, nazik, güzel ve etkili konuşan ve cazibeli yapısıyla dikkat çeker. Pratiktir ve sorunlar karşısında kolayca çözüm üretebilen bir yapısı vardır.

İkizler burcu erkeği değişkendir ve bazen onu anlamak zor olabilir. Çocuksu tavırlarıyla sürekli ilgi bekleyen bir yapısı vardır. Aklına koyduğunu mutlaka yapmak ister. Diğer taraftan özgürlüğüne düşkün olan ikizler erkeği kısıtlanmaktan ve emir almaktan hoşlanmaz. Kendi işini yapmaktan daima keyif alır.

İkizler erkeği çift kısmetlidir. İnsanlarla kolay diyalog kurabilen ve sözünü dinleten bir yapısı vardır. Karşı cins tarafından hemen fark edilir. İşle ilgili konularda yeni fikirler ve yeni projeler üretmekten çok keyif alır. Maddi konularda da değişkendir. Bazen çok bonkör, bazen de çok cimri olabilir.Fakat idare konusunda oldukça zayıftır. Bir konuda derinleşememek gibi bir problemleri vardır.

İkizler erkeği savurganlığı sever ve para konularında fazla başarılı değildir. Duygusal anlamda fazla hassas değildir ve olabildiğince işin mantıklı tarafından bakmayı sever.

İkizler erkeği çok disiplinli bir ev hayatından hoşlanmaz, fakat çok severse evlenip bu evliliği devam ettirmek için çaba harcayabilir.

--------------------------------------------------------------------------------

YENGEÇ (22 Haziran - 22 Temmuz)

Yönetici Gezegeni: Ay
Element: Su
Nitelik: Öncü
Uğurlu Sayıları: 3-7
Gün: Pazartesi
Uğurlu Taşı: İnci
Renk: Beyaz,deniz mavisi,gümüş
Tarot kartı: Ay
Hayvan: Deniz kabukluları
Bitki: Hezarfen çiçeği,nilüfer,kenger otu
Kıymetli Taş: Aytaşı,amber
Kıymetli Maden: Gümüş

Olumlu Yanları: Nazik,Hassas,Sempatik,Merhametli Düş gücü yüksek. Analık ve babalık duygulan güçlü. Vatansever. Yuva sevgisi. Israrlı. Becerikli. İyi eş. Tutumlu

Olumsuz Yanları: Aşırı duygusal. Züppe. Dağınık. Kuşkucu. Değişken. Kıskanç. Zayıf karakterli. Kendine acıma meyilli. Sabit olamamak. Değişken duygular


Yengeç Burcu Kadını Genel Özellikleri
Yengeç burcu kadını hoş bir mizaca sahiptir. Evcimen,sıcak kanlı, dürüst ve iyi niyetlidir. Romantik ve maceraya düşkün olduğunu da söylemek mümkün. Yengeç burcu kadını özellikle evine, ailesine, alışkanlıklarına ve geleneklerine fazlasıyla bağlıdır. Genel anlamda anaç bir portre çizer, ev ortamını ve evle ilgili her şeyi çok sever.İdeal anneler bu burçtan çıkar.

Duygusal anlamda oldukça hassastır ve sezgileri kuvvetlidir. Etrafındaki kişilerin ona karşı niyetlerini kolayca fark edebilir. Yengeç burcu kadını çok kolay kırılıp incinebilir. Çevresindeki insanlarda daima iyi niyet ve şefkat arar.

Yengeç burcu kadını cömerttir, fakat savurgan değildir. Tasarruf ve birikim yapmayı fazlasıyla sever. Kendisini güvende hissetmek için maddi anlamda güçlü olmak ister. Yengeç burcu derin duygu ve düşüncelere sahiptir. Kendi hakkında konuşmaktan kesinlikle hoşlanmaz, fakat başkalarına ilişkin konularda fikir yürütmekten keyif alır.

Yengeç burcu kadını eleştirilmeyi sevmez ve olumsuz yönlerini kabul etmekte zorlanır. İkili ilişkilerde partnerine fazlasıyla sadık, fakat bir o kadar da kıskançtır.Onun için asıl olan sevgidir.


Yengeç Burcu Erkeği Genel Özellikleri
Yengeç burcu erkeği nazik, dürüst, ağır başlı ve mağrur yapısıyla dikkat çeker. Duygusal yapısı oldukça hassastır. Sevgi ve saygı onun için vazgeçilmez temel taşlarıdır. Çevresindeki insanlara değer verir ve onlara yardımcı olamaya çalışır. Onların zayıf taraflarından faydalanmaya çalışmak yerine onlara destek olmaya çalışır.

Yengeç burcu erkeğinin keskin ve pratik bir zekası vardır. Analiz yeteneği fazlasıyla gelişmiştir.Olayları kolaylıkla çözümleyebilir.Suyla ilgili her şeyi çok sever.Alkolle arası iyidir. Ayrıca oldukça duygusal yapısı nedeniyle sevdiği zaman tam sever ve kolay kolay vazgeçmez. İlişkilerinde partnerlerine fazlasıyla sadıktır.

Yengeç burcu erkekleri paraya çok önem verir, fakat bunun nedeni maddi anlamda kendini güvende hissetme ve yakınlarının zor duruma düşme ihtimaline karşı tedbirli olmak istemesinden kaynaklanır.

Yengeç burcu erkeği dürüsttür ve kendisine karşı dürüst olunmasından hoşlanır.Yalandan hoşlanmaz ve güvenmediği kişilerle bir arada bulunmaz.Aile ve ev yaşantısına fazlasıyla düşkündür ve en iyi babalar yengeç burcu erkeklerinden çıkar.

-------------------------------------------------------------------------------

ASLAN (23 Temmuz - 22 Ağustos)

Yönetici Gezegeni: Güneş
Element: Ateş
Nitelik: Sabit
Uğurlu Sayıları: 5
Gün: Pazar
Uğurlu Taşı: Elmas
Renk: Sarı,turuncu
Tarot kartı: Kader çarkı
Hayvan: Aslan,kedi
Bitki: Ayçiçeği,gül,krizantem, orkide
Kıymetli Taş: Kedi gözü, pırlanta, sarı safir
Kıymetli Maden: Altın


Olumlu Yanları: Yüce gönüllülük. Cömertlik. Yaratıcılık. Babalık. Fedakarlık. Üstünlük. Yaratıcılık. Neşe. İyi organizasyon. Açık zihin.

Olumsuz Yanları: Otorite. Diktatörlük. Zorbalık. Tantana. Züppelik. Tolerans göstermemek. Sabit fikirlilik. Kuvvet deliliği. Kendini beğenmişlik.


Aslan Burcu Kadını Genel Özellikleri

Aslan burcu kadını mağrur, kendine güvenen , dürüst , cesur ve iyi niyetli yapısıyla dikkat çeker. Dürüstlük aslan burcu kadını için fazlasıyla önemlidir. Karşı tarafın yalan söylediğini fark ettiği anda ondan soğur ve uzaklaşır.

Aslan burcu kadını rol yapmayı ve farklı görünmeyi sever. Bu ona oyun gibi gelir. İnsanları dişiliğinden ziyade sempatik yaklaşımı ve hoş sohbetiyle etkiler. Canlı,enerjik ve neşelidir.

Değişik insanlarla tanışmaktan ve onlarla dostluk kurmaktan fazlasıyla zevk alır. Fakat dostluk kurduğu insanları özenle seçmeye gayret eder. Herkesle yakınlaşmaktan hoşlanmaz. İyi niyetlinin su istimal edil mesinden hoşlanmaz.

Aslan burcu kadını bağımsızlığına düşkündür ve kısıtlanmaktan hoşlanmaz. Kendine fazlasıyla güvenir ve gururludur. Çalışmaktan büyük keyif alır ve iş konusunda oldukça başarılıdır.

Aslan burcu kadını cömert ve bir o kadar da savruktur. Kolay kolay para biriktiremez, çünkü süsüne ve giyimine fazlasıyla para harcar. Her şeyin en iyisini sever.

Aslan burcu kadını evine bağlı ve eşine sadıktır. Ayrıca çocuklarına da fazlasıyla düşkündür. İçindeki emretme duygusu nedeniyle oldukça sert ve disiplinli bir yapı sergileyebilir.


Aslan Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Aslan burcu erkeği ılımlı, zeki, sevecen, romantik ve pratik tavrıyla dikkat çeker. İkili ilişkilerde mükemmel bir partnerdir. Gururlu aslan burcu erkeği iltifatlardan ve övgülerden çok keyif alır. Ateş grubundan olduğu için sinirlendiğinde kızgınlığı patlama şeklinde cereyan eder. Kin tutmaz ve kızgınlığı gelip geçicidir.

Hareketli ve neşeli tavırlarıyla dost ortamlarının aranan ve vazgeçilmez kişilerindendir. Rahatına oldukça düşkündür ve lüksü sever. Gezmeyi, eğlenmeyi ve sosyal aktivitelerde bulunmayı çok sever.

Aslan burcu erkeği sorumluluk sahibidir ve işlerinde detaycıdır. Emir almaktan hoşlanmaz ve yönetmeyi sever. Çevresini kolaylıkla etkileyebilir ve popüler olur. Çevresiyle oldukça ilgilidir ve merhametli olduğu için de yakınlarının ve dostlarının dertleriyle ilgilenir. İyi bir dinleyici olan aslan burcu erkeği pratik çözümler üretmek konusunda kabiliyetlidir.

Aslan burcu erkeği dostane tavırları ve girişken yapısıyla çok fazla dost edinir. Romantiktir. Birini sevdiği zaman iyi bir aşık olur. Sadıktır. Evlilikten hoşlanır ve evine bağlıdır. Çocuklarına düşkün ve sevecen bir baba olur.

Aslan burcu erkeği iş konusunda fazlasıyla başarılıdır. Cömerttir, fakat her türlü kötü duruma karşı temkinlidir ve tasarrufu sever.

--------------------------------------------------------------------------------
BAŞAK (23 Ağustos - 22 Eylül)


Yönetici Gezegeni: Merkür
Element: Toprak
Nitelik: Değişken
Uğurlu Sayıları: 6
Gün: Çarşamba
Uğurlu Taşı: Meryem Taşı
Renk: Sarı, Yeşil
Tarot kartı: Ermiş
Hayvan: Tüm evciller
Bitki: Nergis
Kıymetli Taş: Koyu safir, zebercet
Kıymetli Maden: Cıva


Olumlu Özellikleri: Analizcilik. Dostluk. Dikkat. Ustalık. Cana yakınlık. Temizlik. Titizlik. Alçak gönüllülük. Giyim merakı. Hesap kafası. Esprili konuşma. İyilik isteği.

Olumsuz Özellikleri: Hastalık hastası. İşgüzar. Aceleci. Aşırı tenkitçi. Aşırı titiz. Kolay beğenmez. Geleneklere sıkı bağlı. Aşırı meraklı


Başak Burcu Kadını Genel Özellikleri

Başak burcu kadını sorumluluk sahibi, idealist, hırslı, nazik, detaycı ve hassastır. Titizdir ve en ufak ayrıntılara dikkat eden yapısıyla dikkat çeker. Evcimen yapısıyla evine çocuklarına çok düşkündür. Evine vakit ayırmaktan fazlasıyla keyif alır.

Başak burcu kadını hoş mizacıyla dostları tarafından sevilir ve çok sayıda arkadaşı vardır. Mizah anlayışı oldukça gelişmiştir.

Başak burcu kadını çalışkan ve azimlidir. Sorumluluklarını sonuna kadar yerine getirir. Başarmak için elinden gelen tüm çabayı gösterir. Pratik olması nedeniyle olaylara anında müdahale edebilmektedir. Diğer bir taraftan alıngan bir yapısı vardır.Kolayca incinebilir ve darıldığı kişiyi hemen affedemez. Kindar değildir fakat hemen de unutamaz.

Zeki başak burcu kadını sorunları en mantıklı şekilde çözüme ulaştırır. Adalet ve merhamet duygusu fazlasıyla gelişmiştir. İkili ilişkilerde sadık ve anlayışlı bir partner olur. Mükemmeliyetçidir ve ilişkisine sahip çıkar. Kendisine hayatı hoş bir biçimde sunan şefkatli ve sevecen bir erkekle ömrünün sonuna kadar mutlu olabilir. Çocukları sever ve en iyi biçimde eğitir. Hayatı kontrol edebilmek ona güven verir.

Başak Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Başak burcu erkeği inatçı, titiz,detaycı ve mantıklı yapısıyla dikkat çeker. Hoş ve sevecen bir mizacı vardır. Daima bakımlı ve hoş görünmeye dikkat eder. Hırslı ve çalışkandır. Para konusunda tutumludur.

Başak burcu erkeği çevresindeki olumsuzlukları sözünü sakınmadan tenkit edebilir. Eleştirmeyi sever. Fazlasıyla açık sözlüdür. Düşünceli olmasına rağmen hoşuna gitmeyen şeyleri direkt ve net olarak söyler ve kırıcı olabilir. Temizlik onun için çok önemlidir. Bazen aşırıya kaçacak derecede titiz olabilir.

Neşeli ve canlı bir karakter sergiler. Sorunlarla kolaylıkla baş edebilir. Başarı onun için olmazsa olmazlardandır. Düzensizlik ve disiplinsizlikten hoşlanmaz.Her şeyin yerli yerinde olmasından haz duyar.

Başak burcu erkeği karşı cinste nezaket ve kibarlığa en az temizlik kadar önem verir. Aşık olmaktan korkar, fakat sevdiği zaman da sadık bir erkek olur. Sevdiği kişiyle dost olabilmeyi ister. Evlilikte düşünceli ve saygılı bir eş olur. Çocuklara çok düşkün olmamakla beraber iyi ve sorumluluk sahibi bir baba olacaktır

-------------------------------------------------------------------------------

TERAZİ (23 Eylül - 22 Ekim)


Yönetici Gezegeni: Venüs
Element: Hava
Nitelik: Öncü
Uğurlu Sayıları: 6-9
Gün: Çarşamba
Uğurlu Taşı: Opal,zümrüt
Renk: Mavi,lila
Tarot kartı: Aşıklar
Hayvan: Yılan, kertenkele
Bitki: Badem, selvi ve dişbudak ,gül
Kıymetli Taş: Koyu zafir, zebercet
Kıymetli Maden: Bakır


Olumlu Özellikleri: Güzellik, güzel sanatlara yetenekli. Sevimlilik. Uyumluluk. Zarafet. Romantik. Diplomatik. İncelik. Çekicilik. İdealist. Tarafsız. İyi niyetli. İyi ortak. İyi siyasetçi. Kreatif ve alımlı. Akıllı.

Olumsuz Özellikleri: Kararsız. Alıngan. Hafiflik. Değişkenlik. Flörtçü. Dengesizlik. Aldatabilir oluşu. Tembellik. Çabuk fikir değiştirme. Tesir altında kalmak.

Terazi Burcu Kadını Genel Özellikleri
Terazi burcu kadını cazibeli, güzel, estetik, yaşam dolu ve uyumlu yapısıyla dikkat çeker Hoşsohbettir ve insanlarla fikir alışverişinde bulunmaktan keyif alır. İyi huyludur ve güzellikten çok keyif alır.

Güzellik anlayışı çok gelişkin olan terazi burcu kadınının kendine has bir tarzı vardır. Modayı takip etmekten ziyade kendine yakışanı kullanmayı tercih eder. Maddi değerlere fazlasıyla önem verir, çünkü ona göre bir çok güzelliğe ulaşmak için maddi güç bir araçtır.

Rahatlıktan ve keyif yapmaktan hoşlanan terazi kadını, zora gelmeyi sevmez. her şeyin hazır bir şekilde ona sunulmasından çok büyük haz duyar. Ağır işlerle uğraşmak yerine işlerin estetik boyutuyla ilgilenmek onu daha çok mutlu eder.

Terazi burcu kadını neşeli, hassas ve duygusaldır. Olayları kendi duygularına göre yorumlar. Önemli olan kendisinin ne hissettiğidir. Bu nedenle doğru bildiğini uygulamaktan çekinmez. Özgürlüğüne düşkün olan terazi kadını kısıtlanmaktan hoşlanmaz.

Terazi burcu kadını erkekler tarafından kolayca fark edilir, çünkü karşı konulmaz bir cazibesi vardır. Eğer terazi kadını karşı tarafın kendini sevdiğine inanırsa, fazlasıyla sadık ve şehvetli bir partner olacaktır.Onun için evlilikte aşk gereklidir ve sevip sevilmediği bir ilişkiyi asla devam ettirmez.Sorumsuzluktan hoşlanmayan terazi kadını sürekli ilgi bekler.

Terazi burcu kadını evlilikte kusursuz bir eştir ve çocuklarına düşkün olacaktır. Mutluluğu paylaşmayı seven terazi kadını aile bireylerine bu sevgisini en uygun şekilde yaymayı ve onları bu sevgi çemberinin içinde mutlu etmeyi bilecektir.


Terazi Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Terazi burcu erkeği kararsız, duygusal, romantik, iyimser ve yumuşak huylu yapısıyla dikkat çeker. Toplum içinde sevilen ve aranan bir dosttur. Karşılıklı güvene önem verir. Dürüsttür ve herkesin öyle olmasını ister.

Terazi burcu erkeği meraklı ve öğrenmeye açık bir kişilik sergiler. İyi bir konuşmacıdır ve çevresindeki insanları bu yolla kolaylıkla etkiler. Sakinlik ve huzur onun için çok önemlidir ve ani duygusal çıkışlar onu yorar. Bakımlı olmayı sever ve temizliğe fazlasıyla önem verir. Çevresindeki kişilerin de öyle olmasını ister.

Dostlarıyla karşılıklı fikir alışverişinde bulunmaktan hoşlanır. Uzun ve derin sohbetler yapmaktan keyif alır. Hassastır ve duygusal yönü daima ağır basar.

Terazi burcu erkeği ikili ilişkilerde karşı cinste özellikle zerafet, akıl, mantık ve güzellik arar. Sert mizaçlı kadınlar ona hitap etmez. Terazi burcu erkeği aşık olduğu zaman ateşli ve sadık bir partner olacaktır. Sadakat onun için çok önemlidir.

Terazi burcu erkeğinin ilişkileri uzun ömürlü olur. Evlendiği zaman saygılı, sadık ,ince ruhlu ve düşünceli bir eş olacaktır. Çocukları sever ve iyi bir baba olmak için tüm çabasını sarf edecektir.

-------------------------------------------------------------------------------

AKREP (23 Ekim - 21 Kasım)

Yönetici Gezegeni: Pluto-Mars
Element: Su
Nitelik: Sabit
Uğurlu Sayıları: 2-4
Gün: Çarşamba
Uğurlu Taşı: Topaz
Renk: Koyu kırmızı,şarap,patlıcan moru
Tarot kartı: Ölüm
Hayvan: Akrep ve diğer yeraltı yaratıkları
Bitki: Akasya,krizantem,açelya
Kıymetli Taş: Turkuaz, yılantaşı
Kıymetli Maden: Plütonyum


Olumlu Yanları: Sırdaş. Duygularım belli etmez. Gerçek dost. Cazibeli. Güçlü. Seks sembolü. Çalışkan. Kararlı. Unutmaz. Güçlü sezgiler. Güçlü duygular. Yüksek imajinasyon. Anlayışlı. Dikkatli. Yüksek analiz gücüne sahip. Sevgi. Pişmanlık.

Olumsuz Yanları: Kindar. Kuşkucu. Kıskanç. alıngan. Dik kafalı. Suskun. Akrep gibi, zehirleyici. Alaycı. Ben merkezci. İhtiraslı




Akrep Burcu Kadını Genel Özellikleri
Akrep burcu kadını cazibeli, azimli,hırslı,akıllı ve sezgileri kuvvetli yapısıyla dikkat çeker. Hoş bir mizacı vardır, alçak gönüllü ve yumuşak başlı görünmesine karşın bir o kadar da mağrur ve kibirlidir.

Kıskançlık akrep burcu kadınının mizacında vardır. Kendisinden üstün olan ya da sahip olamadığı her şeyi kıskanabilir. Dostlukları onun için çok önemlidir. Daima çevresinde nüfuzlu dostları bulunur.Yalandan nefret eder. Yalan söylenildiğini hissettiği anda o ortamdan uzaklaşmayı tercih eder. Dürüsttür ve dürüstlüğe fazlasıyla önem verir.

Gururlu akrep burcu kadını doğru bildiği konularda kesinlikle taviz vermez.Cesurdur ve tuttuğunu koparıncaya kadar çabalamaya devam eder. Başarısızlığı hiçbir şekilde kabul etmez. En olumsuz yönü şüpheci olmasıdır. Herkese karşı garip bir şüphecilikle yaklaşır. Kolay kolay karşı tarafa güvenmez. Her ne kadar mantığıyla hareket etse de içten içe fazlasıyla duygusaldır.

Akrep burcu kadını yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmaz. İntikam duygusu çok gelişmiştir. Çevresindeki kötü niyetli insanlara karşı suskun kalmayı pek tercih etmez.

Akrep burcu kadını doğal cazibesiyle karşı cinsi fazlasıyla çeker. Bir ilişkide öncelikle sevgi ve saygıya önem verir. Fazlasıyla kıskançtır ve eşini aşırı derecede sahiplenir. Eğer erkek saygılı aşk dolu ve arzulu bir yaklaşım içinde olursa akrep burcu kadını eşini mutlu etmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Sahiplenme duygusu fazlasıyla gelişmiştir.

Akrep burcu kadını aşkla sevdiği bir erkekle ömür boyu mutlu olabilir. İlişkisinde sorumluluk sahibidir. İlişkide genelde çocuk istemez, fakat çocuk sahibi olmuşsa sorumluluk sahibi mükemmel bir anne olacaktır.

Akrep Burcu Erkeği Genel Özellikleri
Akrep burcu erkeği arzulu, kararlı, duygusal ve duyarlı yapısıyla dikkat çeker. Neşeli ve hareketli gibi görünse de karamsar bir hali vardır. Hayatın zevklerine aşırı düşkündür. Özellikle yemeğe,alkollü içeceklere ve cinselliğe karşı zaafı vardır.

Akrep burcu erkeği herkese ve her şeye karşı şüpheci tavırlar içindedir. Kimseye kolay kolay güvenmez. Maddiyata çok fazla önem verir. Çünkü maddi anlamda edinilen gücün güven verdiğini düşünür.

Eleştirmeyi seven akrep burcu erkeği tenkit edilmekten hoşlanmaz. Açık sözlü ve güvenilirdir. Dostlarına çok önem verir.Fedakardır.

Akrep burcu erkeğinin bakışları çok etkilidir.Bakışlarıyla karşı tarafa duygu ve düşüncelerini kolaylıkla ifade edebilir. Çevresindeki insanların kişiliklerine dair tüm detayları anlayabilir ve yorumlayabilir. Analiz yeteneği gelişmiştir.

İkili ilişkilerinde oldukça kıskandır ve eşini aşırı derecede sahiplenir. Eşiyle gurur duymak ister. Evlenmeye karar verdiğinde arzulu, tutkulu, sadık ve eşinin tüm isteklerini yerine getirmeye çalışan uyumlu bir eş olacaktır. Akrep burcu erkeği iyi bir eş olduğu gibi, çocuklarına karşı da sevecen ve iyi bir baba olacaktır.

--------------------------------------------------------------------------------

YAY (22 Kasım - 21 Aralık)

Yönetici Gezegeni: Jüpiter
Element: Ateş
Nitelik: Değişken
Uğurlu Sayıları: 5-7
Gün: Perşembe
Uğurlu Taşı: Turkuaz
Renk: Mor
Tarot kartı: Denge
Hayvan: At
Bitki: Nergis,karahindiba,dut,meşe,huş
Kıymetli Taş: Lal
Kıymetli Maden: Teneke


Olumlu Özellikleri: Keyifli. Neşeli, îş bilir. Açık zihinli. Adapte olur. İyi yargılar, Felsefik. Özgürlüğüne düşkün. Dışa dönük. Dindar. Eğitimli. Olgun. İyi niyetli. Sportmen. Yüksek hayal gücü. Şanslı. Neşeli.
Olumsuz Özellikleri: Aşırı iyimser. Gürültücü. Sorumsuz. Kaprisli. Ani ilgi. Çabuk bıkmak. Sabırsız..



Yay Burcu Kadını Genel Özellikleri
Yay burcu kadını kültürlü, alımlı, espritüel, duyarlı ve akıllı yönleriyle dikkat çeker. Hassas ve kırılgan bir yapısı vardır. Affedicidir. Zekidir ve kavrama yeteneği kuvvetlidir. Birden fazla konuya ilgi duyabilir ve hepsiyle ilgili bilgi sahibi olabilir.

Yay burcu kadınının sıkılgan ve çabuk bıkan bir yapısı vardır. Huzursuzluktan hoşlanmaz ve huzursuzluk olan ortamlarda fazla bulunmaz. Çevresinde enerjik ve neşeli yapısıyla aranan bir dosttur.Dostlarına çok önem verir ve fedakardır.

Yay burcu kadını eğlenceye ve gezmeye meraklıdır. Seyahat etmeyi, yeni yerler görmeyi ve yeni insanlarla tanışmayı sever. Maddi anlamda güçlü olmak ister. Para onun için araçtır.Cömert hatta biraz savurgandır.

Karşı cinsle olan ilişkisinde öncelikle arkadaşlığa ve dostluğa önem verir.Özgürlüğüne düşkün olan yay kadını kısıtlanmaktan ve emir almaktan hoşlanmaz.Bu nedenle evlilik ona uzak bir kavram gibi gelmektedir. İlişkisinde kendini kısıtlanmış hissetmezse evlenebilir ve sadık bir partner olur.

Yay burcu kadını ilgiden ve komplimanlardan çok keyif alır. Çoğu zaman arkadaşlıkla aşkı birbirine karıştıran yay burcu kadını öncelikle karşı tarafta güven ve dostluk arar. Beğendiği insanla sohbet edebilmek ve fikir alışverişinde bulunabilmek onun için çok önemlidir.

Yay burcu kadını evlendiği zaman çok keyifli bir partner olacaktır. Çocuklara düşkündür ve çocuklarıyla dostluğa dayanan bir ilişki kuracaktır.

Yay Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Yay burcu erkeği entelektüel, duyarlı, meraklı, neşeli ve cana yakın yapısıyla dikkat çeker.İyi niyetli ve konuşkandır. Dostlarına düşkündür ve arkadaş canlısıdır.

Hareketsizlik yay burcu erkeğini sıkar. O hep hareketli olmalı ve açık havada bulunmalıdır. Kapalı ortamlarda çok uzun süre kalmaktan hoşlanmaz.

Yay burcu erkeği birçok konuda bilgi . Bu da onun meraklı bir yapısı olmasından kaynaklanır. Eleştirmeyi sever ve açık sözlüdür. Bazen bu açık sözlülük pot kırma sınırını da aşabilmektedir.Cömertliğiyle tanınan yay burcu erkeği harcamalarında savurganlık sınırını fazlasıyla aşabilir.

Özgürlüğüne aşırı derecede düşkün olan yay burcu erkeği yalnızlıktan keyif alır, ilişkilerinde kolay kolay bağlanamaz ve evlilikten korkar.Onlar için karşı cinste aradıkları en önemli özellik güzelliğin yanı sıra kafa yapısıdır. Bilgili ve kültürlü kadınlarla sohbet etmekten keyif alır.

Yay burcu erkeği bir kadından hoşlandığı zaman ilgisini yoğun bir biçimde gösterebilir. Fakat daha sonra aradığını bulamadığını anladığında çabucak sıkılıp uzaklaşabilir. Bu nedenle bir yay burcu erkeğini iyice anlamaya çalışmak gerekir.

Yay burcu erkeği gerçekten severse bağlanır ve evlenmekten korkmaz. Çocuklara düşkündür ve ömür boyu mutlu bir evliliği olacaktır.

-------------------------------------------------------------------------------

OĞLAK (22 Aralık - 19 Ocak)

Yönetici Gezegeni: Satürn
Element: Toprak
Nitelik: Öncü
Uğurlu Sayıları: 2-8
Gün: Cumartesi
Uğurlu Taşı:Grena
Renk: Koyu yeşil, kahverengi
Tarot kartı: Şeytan
Hayvan: Keçi ve diğer boynuzlular
Bitki: Karanfil,sarmaşık,çam,kavak,karaağaç
Kıymetli Taş: Karaelmas, kehribar
Kıymetli Maden: Kurşun


Olumlu Yönleri: Çalışkan. Güvenilir. Kararlı. İstekli. Sabırlı. Azimli. İhtiyatlı. Disiplinli. Plancı. Espri gücü. Düzenli. Sebatkar. Azla yetinir. Zengin olur. Dayanma gücü yüksek. Sorumlu. İyi eş, iyi anne baba. Mülkiyetçi.

Olumsuz Yönleri: Eğilmez. Dik başlı. İhtiraslı. Kötümser. Kuşkucu.
Kindar. Sert. Karamsar. Yalnızlık meraklısı


Oğlak Burcu Kadını Genel Özellikleri
Oğlak burcu kadını hırslı, neşeli, evcimen, çalışkan ve dürüst yapısıyla dikkat çeker.Güçlü olmayı sever ve bunun için elinden gelen çabayı gösterir. Bilgi ve kültür zenginliği de onun için önemlidir.

Oğlak burcu kadını karamsar ruh hali nedeniyle kendi kendine bir duvar örer ve kendi önüne engeller koyar. Oysa hırslı ve güçlü yapısı yeterince ön plandadır. Daima kendinden emin olan oğlak burcu kadını kolay kolay çevresindekilere güvenmez ve tutucudur. Hareketleri ölçülüdür. Maddi konularda öyle tutumludurlarki, bu cimrilik boyutuna varacak derecededir.

Bilgiye çok önem verirler. Nezaket ve kültür onlar için çok önemlidir, bu nedenle kendilerini geliştirmek için canla başla çalışırlar. İş konusunda oldukça hırslı ve iddialıdırlar. Ellerini attıkları tüm işlerde başarılı olabilecek kapasitededirler.

Oğlak burcu kadını oldukça mantıklı ve gerçekçidir.Böylece olaylar karşısında daha çabuk karar geliştirebilmektedir.

Oğlak burcu kadını sevdiği erkeği fazlasıyla sahiplenir ve kendi istediği gibi olmasını ister. Özellikle karşı cinste nezaket ve dürüstlük çok önemlidir. Partnerini özenle seçmeye çalışır. Hayatı dolu dolu yaşamayı seven oğlak burcu kadını sevdiği kişiyle sosyal bir beraberliği olsun ister.Evlendiğinde iyi ve sadık bir eş olacaktır. Çocuklarına karşı neşeli ve sevecen bir anne olacaktır. Fakat aşırı sahiplenme güdüsü nedeniyle biraz emredici bir tutum içinde olabilir.

Oğlak Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Oğlak burcu erkeği çalışkan,azimli, hırslı ve sevecen tavırlarıyla dikkati çeker. Maddiyata düşkündür ve çalışmaktan keyif alır. Para kazanmak konusunda üstüne yoktur. Fırsatları değerlendirmeyi iyi bilir. Tutumludur ve tasarrufu sever.

Oğlak burcu erkeği güvenilir, kuralcı ve disiplinlidir. Sistemli ve düzenli olan şeyleri sever. Genellikle şüpheci bir tavrı vardır. Olayları kendi doğrusuna göre değerlendirir ve yorumlar.Duygularını hemen belli etmez. Soğuk kanlı bir görünümü vardır.

Oğlak burcu erkeği dostluğa çok önem verir ve dost edindiği kişileri iyi inceler ve seçer. Katı kuralları vardır ve bu kuralların dışına kolay kolay çıkmak istemez.

Oğlak burcu erkeği özgürlüğüne düşkündür ve ikili ilişkilerde karşı tarafın kendisini yönlendirmesinden ve kısıtlamasından hoşlanmaz. Kişiliğine uygun bir kadınla mutlu olur. Sevdiği zaman sadık ve kıskanç bir eş olur. Daha çok akıllı, bakımlı, ne istediğini bilen, kişilikli kadınlardan hoşlanır. İlişkileri uzun sürelidir. Evlilik için uygun bir kişiliği vardır. İdeal bir eş ve ideal bir babadır. Çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek için elinden gelen tüm çabayı seferber edecektir.

-------------------------------------------------------------------------------

KOVA (20 Ocak - 18 Şubat)

Yönetici Gezegeni: Uranüs
Element: Hava
Nitelik: Sabit
Uğurlu Sayıları: 1-7
Gün: Çarşamba
Uğurlu Taşı: Ametist
Renk: Elektrik mavisi
Tarot kartı: Yıldız
Hayvan: Büyük kuşlar
Bitki: Meyve ağaçları ve orkide
Kıymetli Taş: Cam, kalkedon
Kıymetli Maden: Uranyum


Olumlu Özellikleri: Hümanist. Bağımsız. Dost. Mucit. Orijinalist. Reformist. Sadık. Vefalı. İdealist. Entelektüel. Yeniliğe meraklı. Değişikliği sever. Geçmişe bağlı.

Olumsuz Özellikleri: Umulmadık gariplikler. isyankarlık. Muhalif. Sabit fikirli. Gelenekleri zorlayıcı. Çılgın, tartışmaya meraklı. Dikkati çekmek ister. Çılgın. Kendini beğenmiş. Olmayacak hayaller



Kova Burcu Kadını Genel Özellikleri
Kova burcu kadını özgürlüğüne düşkün,kararlı, becerikli ve değişken yapısıyla dikkati çeker. Neşeli ve keyifli bir kişiliği vardır. Çevresinde aranan ve fikrine önem verilen bir dosttur. Dostluğa çok önem verir ve kendi gibi düşünen insanlarla arkadaşlık etmekten çok keyif alır.

Kova burcu kadını akılcı ve sorunlara pratik çözümler bulan yapısıyla güçlü bir karakter çizer. Çalışkandır ve giriştiği her işte başarılı olur.Maddi konularda savurgandır ve düşüncesizce para harcamayı sever.

Kova burcu kadını kendisini kısıtlayan beraberliklerden uzak durmayı tercih eder.Kişilik olarak zordur. İyi niyetli, kafaca uyuştuğu ve kendisini anlayan bir erkekle mutlu olabilir. Sevdiği zaman mükemmel bir aşık olacak ve ilişkisini keyifli hale getirmek için elinden geleni yapacaktır. Dürüsttür ve güvenilirdir. Çevresindeki insanlara karşı gayet açık ve nettir.

Duygusal anlamda hassastır ve derin hislere sahiptir.Değişikliği ve farklılığı sever ve ilişkisinin de böyle olması için çaba harcar. Hayata dair her şeyi paylaşmayı sever ve iyi bir partner olur.Evine düşkündür. Eğlenceli bir eş ve düşünceli bir anne olacaktır.

Kova Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Kova burcu erkeği nazik, iyimser, özgürlüğüne düşkün ve çok yönlü yapısıyla dikkati çeker. Çok yönlü oluşu zor anlaşılan bir kişilik sergilemesine neden olur. Duygularını kolay kolay belli etmez. Hoş ve neşeli kişiliği toplum içinde sevilen bir insan olmasını sağlar.

Kova burcu erkeği pratik ve çalışkandır. Kendi işini yapmaktan çok keyif alır. Değişiklikten ve farklılıktan keyif alır. Hareketli yaşantısı onu mutlu ve enerjik kılar.

Her anlamda mükemmeliyetçidir ve azla yetinmeyi sevmez. Yeni insanlarla tanışmak ve onlarla fikir alışverişinde bulunmaktan keyif alır. Hal ve tavırlarıyla beğenilen bir insandır.

Kova burcu erkeği dürüstlüğü ve güvenilirliği ile çevresinde hayranlık uyandırır. Sürekli aynı şeyle uğraşmaktan sıkılır ve kolayca yön değiştirebilir.

Kova burcu erkeği ikili ilişkilerinde iyi bir arkadaş ve tutkulu bir aşıktır. Akıllı ve kişilikli kadınlardan hoşlanır. Duygusal ve düşünsel yoğunluğunu paylaşabilecek birini ister. Sevdiği zaman düşünceli ve eğlenceli bir partner olur. Evliliğe yatkındır ve onun gösterdiği farklılığa ayak uydurabilecek biriyle mutlu bir evliliği olur.

Kova burcu erkeği hisli ve karşısındakini iyi algılayabilen bir yapıya sahiptir. Eşini mutlu etmek için elinden geleni yapacaktır. Sadık bir eş ve arkadaş ruhlu bir baba olacaktır. Bağımsızlığına düşkün olduğu için çocuklarını da bu duyguyla yetiştirecektir


--------------------------------------------------------------------------------

BALIK (19 Şubat - 20 Mart)

Yönetici Gezegeni: Neptün
Element: Su
Nitelik: Değişken
Uğurlu Sayıları: 2-6
Gün: Cuma
Uğurlu Taşı: Akuamarin
Renk: Turkuaz,nil yeşili
Tarot kartı: Ay
Hayvan: Balıklar
Bitki: İncir ve söğüt , nilüfer, fulya
Kıymetli Taş: İnci
Kıymetli Maden: Platin


Olumlu Özellikleri: Alçak gönüllü. Şefkatli. Sempatik. Hassas. Adapte olabilir. Etkili. Anlayışlı. Nazik. Sezgili. Renkli hayaller. Derin duygular. Sevgiye düşkünlük. Merhametli. Güzel sanatlarda başarılı. İyi niyetli. Yardımsever.

Olumsuz Özellikleri: Belirsizlik. İhmalcilik. Gizlilik. Kolay dağılmak. Zayıf arzular. Kararsızlık. Mücadeleci değil. Karamsar. Çekingen. Alıngan


Balık Burcu Kadını Genel Özellikleri
Balık burcu kadını hırslı,tuttuğunu koparan, çekici, sempatik ve iyi huylu tavırlarıyla dikkati çeker. Duygusal ve romantiktir. Evcimen ve evine bağlı bir yapısı vardır. Kendini evinde huzurlu ve rahat hisseder.

Balık burcu kadınının sezgileri kuvvetlidir. Güzel olan her şeyi sever ve rahatına fazlasıyla düşkündür. Toplum içinde dikkati çekmek ister ve kendiyle gurur duyar.İnce ruhludur ve sanata düşkündür.

Kıskanç bir yapısı vardır ve her konuda en iyi olmak ister. İstediği her şeye ulaşmak ister ve bunun için elinden gelen çabayı gösterir. Toplum içinde neşeli ve hareketli tavırlarıyla dikkati çeker. Giyime ve kuşama , bakımlı olmaya önem verir.

Balık burcu kadını çekici ve hoş mizacıyla beğenilen bir kadın tipi çizer. Güzel ve zariftir. Aşka önem verir ve duygusal anlamda derin hislere sahiptir. Daima hayalindeki aşka ulaşmak ister. Sevip,sevildiğine inandığı taktirde sadık ve tutkulu bir aşık olacaktır.aşk onun için her şeydir.İlişkisinde fazlasıyla fedakardır.

Balık burcu kadını sevdiği erkeği fazlasıyla sahiplenir ve kıskanır.Evliliğe yatkındır. Çocuklarına ve eşine bağlı olur.


Balık Burcu Erkeği Genel Özellikleri

Balık burcu erkeği nazik, uyumlu,iyimser ve hayalperest yapısıyla dikkati çeker. Umursamaz tavırları olaylardan fazla etkilenmemesine neden olur. Düzenden ve sorumluluk almaktan hoşlanmaz. Başına buyruk yaşamaktan keyif alır.

Balık burcu erkeği iş konusunda pratikliği sayesinde başarılı olur. Art niyetli değildir. İnsanlara kolayca güvenir.

Balık burcu erkeği hayranlık duyduğu kadınlara aşık olur .Duygusal ve anlayışlı bir yapısı vardır.Sevdiği kadını mutlu etmek için türlü romantizm oyunlarına baş vuracaktır. Sanatçı ruhludur ve güzelliğe çok önem verir.Aşk onun için çok önemlidir. Aradığı kişiyi bulduğuna inanırsa sadık bir eş olur, yoksa çeşitli maceralar peşinde koşmaya devam edecektir.

Balık burcu erkeği kişiliğini ve derin duygularını anlayan biriyle evlenip ömrünün sonuna kadar mutlu olur. Eşine ve çocuklarına düşkün, sadık ve düşünceli olacaktır.
Share: